28 Eylül 2008 Pazar

Saygı(!) duruşu

Mikrofonun başında duran adam kafasına göremi ayarlıyor bilmem ama dün akşamki maçta Kazım Kanat için 1 dakikalık saygı duruşuna davet edildik. Tam ayağa kalktım 10 saniye geçti, hadi iyi niyetli olalım 20 saniye. Saygı duruşu bitti. "N'oluyo lan?" hani bir dakika demiştiniz? madem adam gibi durmayacaksınız neden yaparsınızda saygı duruşu, saygısızlık duruşuna dönüşür..

Allahın Sopası Yok!



Maç öncesi bizi en çok üzen olay Köfteci Adalının kapalı olmasıydı. Uni-Kostad Ankara olarak önceki maçlardaki maratona giriş çıkışlarda ve içerideki tatsızlıklardan sonra kale arkada rahat rahat maç izleme kararı almıştık. Çokta rahat sanki evde ntvde maç izliyor gibi oldu.

Maça bizi şaşırtacak kadar iyi başlamıştık. Tek kale oynuyorduk. Semavi, Messi edasıyla çalımlar atıyor biz tribünde "yok artık!" diye bağırıyorduk. Serdar yine Bursa maçlarının gazını almış koşuyordu. Bursa iki pas yapıp bizim orta sahayı geçiyordu. Yine böyle bir atakta defansın büyük mallığıyla golü yedik. Bundan önce soldan bir pozisyonları vardı orda arka direkteki eleman dokunsa daha önce 1-0 olacaktı. Yine defans uyuyordu. Sağ ve Sol bekimiz bok gibi arkadaşlar. Takımın ağzına sıçtı Serkan. Maç boyunca orayı yolgeçen hanı gibiydi. Bu serkan'dan topçu yapmaya çalışan hakkında da iyi şeyler düşünmüyorum. Bursanın golünden sonra hemen cevap verdik. Taner'în organizasyonunda Serdar kafayla koydu çocuğu.. Ardından yine defansın tribündekiler gibi izlemesiyle bir gol daha yedik. Artık isyan ediyordum tribünde. Bu kadar kolay gol yenir mi?! yeniyor işte... uyuz olmuş ve idrar torbamın dolu olmasıyla, 44. dakikada "tuvaletler dolmadan gideyim" diye düşündüm. Tam giderken skorboarda baktım 44 diyordu. Aklıma gelmedi değil. Tam pisuvara dönmüş işlemi gerçekleştirirken "GOOOOOOOLLL!!" . Yine olmuştu. Ankarada gençler maçında yine aynı şey olmuştu. Yine ben tuvalete gidip Jestro'nun attığı golü görememiştim. Bundan sonra her 44. dakikada tuvalete gidicem kesin gol atıyoruz :)

Kemal neden gelmiş bu takıma! hoca neden tutar bu adamı. Yılmaz Vural'ın ilk işi bu herifi falakaya yatırmak olmalı. Resmen yürüdü sahada. Her topu kaptırdı. Götünü kaldıramıyor.


2. yarı hiçbir bok oynamadı takım. Bursa tek kale oynadı. Hakettiler maçı. Ancak bunu 88de oyuna girip, 90da Romaşenko'nun serbest vuruştan çatala atması gerekmiyordu. En çok koyan o oldu!

Yeni hocamız Yılmaz Vural. Tipik anadolu takımı tablosu içerisinde bakalım neler yapacak. Genel görüş "Döve döve oynatır". Temennim bu. Başka türlü olmayacak gibi geliyor.

Başlık nerden geliyor derseniz. Engin hocayı istemeyen topçular o gidince bu kadar saldırdılar. Ama allahın sopası yok. Son dakikada gösteriyor yüzünü..

25 Eylül 2008 Perşembe

Arkandayız



Daha 2 gün öncesi açıklama yapıp, televizyon programlarına katılıp "Engin İpekoğlu'nun arkasındayız, onunla yola devam edeceğiz" dememişmiydiniz sayın Serhan Gürkan? Ne oldu bugün açıklama yapıyorsunuz "Hocayı kovduk!" diye. Yeter artık ben sizden sıkıldım! Bu tribünlerde sizin arkanızda ona göre..

"Daha yeni takımız olur böyle sonuçlar" diyordunuz ne oldu? şöyle derler adama "Yiyemeyeceğin boku Kaşığına alma!" Ne tutarsız bir yönetime sahibiz. Kovacaksanda adam gibi yap!

Sezon ortasında gelen kadrolu teknik direktörler var - Güvenç Kurtar, Hikmet Karaman, Yılmaz Vural- bunlardan birini getirme ihtimalleri yüksek. bakalım neler göreceğiz

Mazi




Trabzon kalesini abluka altın almışız. Şu son günlerde böyle şeyleri özledik..

Kazım KANAT



Allah Rahmet Eylesin. İnsan sevdiğine takılırmış..

Rencide



Manisaspor 4 - Kocaelispor 1

kupa değerlendirmesinde manisa iyi takım bize çakar demiştim ama bu kadarını beklemiyordum. bi plaka daha yazdırdık.

En iyisi olmak için uğraşmayacaksan, futbol oynamanın ne anlamı varki?!..

"Karanlıkta bile umut vardır, yeter ki ışığı yakmasını bilin" bu laf harry potter'da geçmişti.

robaggio'nun yazdığını görünce aklıma bunlar geldi.

23 Eylül 2008 Salı

enrique iglesias - somebody's me




you, do you remember me?
like i remember you?
do you spend your life, going back in your mind to that time?
cause i, i walk the streets alone,
i hate being on my own, and everyone can see that
i really fell and i'm going through hell.
thinking about you with somebody else.

somebody wants you,
somebody needs you.
somebody dreams about you every single night.
somebody cant breathe, without you it's lonely.
somebody hopes that one day you will see, that somebody's me.
that somebody's me...

how, how did we go wrong?
it was so good, and now it's gone
and i pray at night, that our path's soon will cross.
what we had, isn't lost.
cause you are always right here in my thoughts..

somebody wants you,
somebody needs you.

somebody dreams about you every single night.
somebody can't breathe, without you it's lonely.
somebody hopes that someday you will see
that somebody's me...

you will always be in my life, even if im not in your life.
cause you're in my memory...

you, when you remember me?...
and before you set me free, oh listen please...

somebody wants you,
somebody needs you.
somebody dreams about you every single night.
somebody cant breathe, without you it's lonely.
somebody hopes that someday you will see, that somebody's me.
that somebody's me.
somebody's me...
that somebody's me...
that somebody's me...


Nereden nereye



Nereden nereye.. önceden 19 yaşında gelirlerdi. Şimdi 30 yaşında. Sonra adamlarda ruh arıyoruz.

Ruhsuz ibneler, milyonluk eşşekler



dünden beri kaç oldu küfür etmeyeceğim diyorum ama bunlara küfür etmek günah filan değil. isteyen fetva vermiş desin, isteyen kıraathane ağızlı desin neyse ne. Önce Sahaya çıkan takımı sayalım

Serdar Kulbilge

Serkan - Tutoriç - Ufuk - Dusan

Musa Büyük - Semavi - Kemal - Bülent - Serdar Topraktepe

Taner

Engin ipekoğlu orta sahayı kalabalık tutup gol yememeyi, bulursamda hızlı hücumda Taner'le çakmayı düşünmüş.

Kadroya bakınca orta saha kalabalık ancak top kapan adam sayısı 1. Bu maçta götünü kaldırmayan Kemal, Şaşkın şaşkın koşan bi topu ayağında tutamayan Musa, Serdar, Bülent top kapmayan oyuncular. Rakibi ısırmayan, mücadele etmeyen adamlar. Orta sahada 2 sezon önce Alanyaspor'dan gelen Semavi tek başına kalmıştı. Galatasarayın yarı sahadan ilerisini düşününce "kewell,baros,nonda,lincoln" bu adamlarla nasıl boğuşabilirdi semavi.



Engin İpekoğlu'na olan bütün inancımı kaybettim bu maçta. Maç sonunda "son 15 dakikaya kadar iyi mücade ettik" demesi herşeyi bitirdi. Bu kadar tırsak, bu kadar ruhsuz bir futbol oynatılamaz. 10 dkkada golden sonra gözlerim Taner'i aradı. Arkadaşa "sakatlandımı?" diye sordum. Ardından bir baktım savunmanın içinde top karşılıyor. Savunma dediysem bizim savunmanın içinde. En uçtaki adamımız Serdar Kulbilge ye en yakın olandı. O an maçı kaybettiğimiz anladm. Hiç umudum yoktu. GeSe nin isminden bu kadar mı tırsmışlardı? evet.. maalesef tribündeki adamlardaki cesaretin 10da 1i yoktu hiçbirinde. Bu lafı ettikten sonra düşünüyorumda oda yalan be.. Tribünde Anti-İstanbul diye çığırtkanlık yapıp, ondan sonra aynı adamlar gidip çiçeklerle karşılıyor. Maçın özetide böyle oldu..

Hakem denen heriften bahsetmek istemiyordum ama son söz ona; "O fifa kokartını sana verenin..."
yanımda böyle yaklaşık 30 saniyede bir bağıran Ozan kardeşime teşekkürler..



20 Eylül 2008 Cumartesi

Futbol Mundial İzmitte



verdiğimiz sözü tutuyoruz artık, Futbol Mundial adlı tv programını futbolseverler tahminimce çok yakından bilirler, Bu program şimdiye kadar 3 defa Türkiyeye geldi ilk olarakta Depremden sonra Kocaelisporumuzla ilgili haber yapmak için.
Neyse lafı fazla uzatmayalım ilk olarak tesislerde zamanın teknik direktörü Güvenç Kurtar ile görüştüler daha sonra da o zamanların genç oyuncusu Cem Sinan Vergülün arabasıyla İzmit turu attılar ertesinde ise İzmitte Denizlisporu 90+2 dk da penaltıdan Kamel Ahmed Hassanın attığı golle 1-0 yendiğimiz maçta çekim yaptılar. Tabi Dünyaca ünlü bir tv programının bizim için Türkiyeye gelmesinin bizleri ne kadar gururlandırdığını anlatmaya kelimeler yetmez.
Belki bir sefer daha yolumuz kesişir program yapımcılarıyla. Belki de bir gün şampiyon olursak...
Elbet Bir Gün Şampiyon Olacağız...

19 Eylül 2008 Cuma

Geri Vites UA



ua kocaeli genelde üniversite okuyan il dışından gelmiş gençlerden oluşuyor. Maç organizasyonlarını forumlarından filan takip ediyorlardı. Maç izmitte olduğundan mı bu geri vites olayı?

Aç doyuruyoruz



GeSe maçının başlama saati 19:00 ve iftar saati 15-20dakika sonra. Ramazan ayında olduğumuzdan yönetim jest yapıyor. açıklamada "Galatasaray maçının iftar saatine denk gelmesi nedeniyle taraftarlarımıza karşılaşma öncesinde iftarlık dağıtacağız" denilmiş.

Ben galatasaraylı olsam bu hakaretten sonra maça gelmem. Başkan resmen "istanbul dan gelen açları doyuracağız" demeye getirmiş. yoksa bizim tribünde herkes piizman bizi kastetmiş olamaz. hehe

18 Eylül 2008 Perşembe

Sen niye gitmezsin?

"İPEKOĞLU G.SARAY'A KAYBEDERSE GİDER
Kocaelispor yıllardır Süper Lig özlemiyle bekliyordu. Eski dönemleri ligimize renk vermiş ve herkesin beğenisini kazanmıştı. Bu sezon da belki bu havayı yakalayabilirler mi diye beklenti vardı şehirde ama bugüne kadar ki durum beklentilerinin altında kaldı.

Engin İpekoğlu beyefendiliğiyle bilinen bir teknik adam ama henüz kendini hiçbir yerde ispat edemedi teknik adamlık konusunda.

Kayserispor ile oynadılar bu hafta ve maç sonu açıklamasını görünce dondum kaldım. Turkcell Süper Lig'de teknik direktörlük yapan bir kişinin mağlup olduğu maçta "Kayseri gibi bir deplasmanda pozisyon vermemek büyük başarı" demesi kabul edilir bir durum değil bana göre. Bir ara skoru yanlış mı biliyorum diye düşündürdü beni Engin İpekoğlu'nun bu açıklamaları.

Kayserispor elbette çok zor bir deplasman ama bunu başarı saymak akıl alır gibi değil. Halen takımın başında duruyor olması bile ilginç bir durum. Tahmin ediyorum bu haftaki Galatasaray maçında kaybedilecek 3 puan Engin İpekoğlu'nun Kocaelispor serüvenin sonu olacaktır. Zaten de eski Galatasaraylı bir futbolcu ile görüştükleri duyumları var, kim olduğunu da biliyorum ama bunu bu satırlarda paylaşmak doğru olmaz."

Devrim Çetin Ntvspor.Net'te yazmış yukarıdaki yazı oradan alıntıdır. Engin Hoca iyiki bir laf etmiş hemen başka taraflarınızla anlayın. "adamlara pozisyon vermedik, gayet iyi oynadık, saçma sapan bir gol yedik" demeye çalışmış "pozisyon vermedik" derken. Devrim Çetin ne anladıysa aynı bizim yerel basın gibi hemen gider yapmış. Ntv gibi kaliteli bir yerde ne işi var bu adamın anlamam..

Port Of Fenerbahce



Kendimi fanatik gazete başlığını atıyor gibi hissettim bu başlıktan sonra. Herkes tatile gelmiş.. İstanbul'a karı kız peşine koşmaya veya paranın yüzündeki sıcaklığı hissetmeye gelen Carlos, Artık limanda battı batacak demirlemiş tekne Aragones. Sakatlıklarla Alabora olmuş kendini sonunda bu limana atmış Emre. 100 yıl antreman yapsa üstüne birşey koyamayan Selçuk. Limanda yeni görünen ve kullanıldımı tonajından fazla yük koyulan ve sonra bu yükü taşıyamıyor denilen Yasin. Adam olmaz diyerek bizim gençlere yolladığımız ve dün akşam Limanı düzeltmeye çalışan Uğur Boral. Kurtarıcı olarak gelip 6-7 dakikada batan tekne Josico. ikinci yarı hiç olmayan ve osuruktan nem kapan Alex. Ortada 2-3 metre yanındaki adamla o kadar çok pas yapıp "isabetli pas" sayısını artıran MALdonado. Sakatlıktan sonra eskisi gibi olamayan hafiften su almaya başlayan Gökhan Gönül. Yıldırım çarpar bunlara..

Arkadaşın pastanesinde izledik maçı. 2-0 dan sonra Livırpul - 8eşiktaş maçı gibi olacak galiba bu maç dedim ama maalesef olmadı.

Limanın sahibi Yıldırım, yine bir bahane bulup, taraftarları besleyip kendini sevdircektir.

Tebrikler Porto güzel bir uyku çektim sayende..

17 Eylül 2008 Çarşamba

Biraz Sabır



Daha geçen sezondu ne çabuk unuttuk. Tüm Kent ve taraftar ümitsizliğe kapılmıştı bu kayseri erciyes maçından sonra. Bir sezonun yine hüsran olacağını düşünmüştük. Tamam sağolsun Behram'ında emekleri vardı bu 6 golde. Ama biz hiç akıllanmamışız yine aynı yere geldik.


Ben bu maçtan sonra değil ama 30. hafta malatya deplasmanında 4-0'lık skordan sonra "bu iş bitti" demiştim. Ona rağmen yinede şampiyon olduk. Ha olmasak ne olurdu?! ben yine bu takımın peşindeydim. Sevdalıydım çünkü. O bana isterse hep acı yaşatsın, küme düşsün, 2. ligde 5 sene kalsındı, hatta tribünde söylediğimiz gibi amatöre bile düşseydi, ismetpaşa daki yerimi alırdım. Belki mazoşistlik ama sevda böyle birşeydi.

Yine bir Kayseri deplasmanından mağlubiyetle döndük. Bu sefer skor 1-0. Tamam kalede Serdar var artık. Belki Behram olsaydı 3-4 olurdu ayrı mesele ama takım kurulalı beraber maç yapalı daha 1-2 ay ve oynadığı maç sadece 3. İlk 2 maçta rezil bi top oynadığımızı bende görüyorum elbette ama ne yapabilirdik?

Kahvede, dolmuşta, forumlarda, sokakta kimi görsem herkes Engin hocaya yükleniyor. Tıpkı geçen sene Bizi şampiyon yapan Kayhan Çubuklu'ya yüklenildiği gibi. Engin hocanın elbette yanlışları vardır. Buda çok normaldir. Hepimiz insanız.

Artık koca karılar gibi bıdı bıdı yapmak yerine store'dan aldığınız formanızla GeSe maçına hazırlanın.. Bu takımda umut var! Lütfen eleştirmeden önce iki kere düşünelim.. Biraz sabır..

Manchester City'de yeni taraftar profili

16 Eylül 2008 Salı

Sona kalan


iki ezeli rakip. iki komşu şehir. iki aynı renk takım. ikisininde lige başlangıç kaderleri aynı. ikiside transferleri geç yaptı. İkisininde 3 maç sonunda 1 puanı var. ikiside ligin dibinde..

Biri Süper Lig diğeri ikinci ligde. Kocaelispor ve Sakaryapor'dan bahsediyorum.

Kayseri maçına gidemedim. Uzak deplasmanlar artık zor görünüyor. Maçı evden radyodan dinledim. Maçın başlarnda Kayseri epey bastırdı ancak pekte etkili pozisyonları yoktu. Spikerin dediğine göre "Mehmet Topuz'un füzeleri" sürekli auta gidiyordu. Öyle olmasa bile fark etmezdi kalede Serdar'a güveniyorduk. Babamla balkonda dinledik maçı. Eskiden tribün kovalamış sonradan nasılsa bir fenerbahçe sevdalısı olmuş olan babam arada fener maçınıda açalım desede çemkirmemle doğru yolu buldu. Hem eskiden gol filan olunca bağlanırlardı (şimdi mikrofonlarımız bidiidi stadyumunda...) artık öyle şeyde yoktu. Sadece bizim maç. İlk yarı bitti pek verimli olamadık beraberlik iyi sonuç diye düşünüyoruz ve babam "bunlar ne zaman top oynayacaklar, Serdar'la taner'le olacak iş değil bu" diyor. Ne yapalım diyorum "messi vardı da biz mi oynatmıyoruz?".

Arada Hacettepe'nin önde olduğu haberi geliyor. "ohh beter olun" diyorum babam uyuz oluyor. 2.yarı yine Mehmet Topuz'un birkaç şutu dışında pek etkili olamadı kayseri. Tabi bizimde pek etkili pozisyonumuz yoktu radyodan anlatan arkadaşa göre. Son dakikalarda iyice bastırdık ama nafile. Üstelik maçta Serhat sakatlanmıştı. Söylenen ödem, yırtık filan olabileceği. Tedavi için istanbul'a gidiyormuş. Artık ordan döner mi? Bilemem..

Engin hoca "4. haftadan sonra kendimizi gösterebiliriz" demişti. ilk iki maçta hiçbir şey oynamayan takım, izleyemedik ama Kayseri maçında fena oynamadı gibi geldi. Bunda tek forvet oynamamız bu sayede orta sahada ezilmememiz büyük ihtimal. Çünkü 2 forvet oynadığımızda oynayan iki adamda yürüyen santrafor pozsyonunda. İlerde basamıyorlar, topla fazla oynayamıyorlar. Bu sebepten orta sahada sıkıntı oluyor. Neyse ne Mourinho gibi ahkam kesiyorum. GeSe maçında bakacağız neler yapıyor takım..

Sakarya transferin son gününde 5-6 adam aldı(içlerinden birinin adam olmadığını biliyorum (bkz: Serhat Sagat), onlarda sezona kötü başladı. İlk hafta Antep Bld. deplasmanı ki 2. ligin en acaip topunu oynayan ve en çok süpriz yapan takımı aldı 3 puanı. 2. hafta Artık dayanamayıp "Kardeş" diyeceğim. Geçen sezon şampiyon olmamızda büyük emeği olan Diyarbakır, Adabazar deplasmanında 3 puan aldı. Elindeki 1 puanıda ligin yeni ekibi Adanaspor'dan kendi sahasında aldı. Bu hafta Erciyes deplasmanındalar, Erciyes'e bol şans.

Öyle böyle sona kaldık transferlerde, o yüzden şimdilik sonda idare edelim ama bu takımda umut var!..

Bi siktir git



Bi siktir git

12 Eylül 2008 Cuma

Türkiye Kupası



Türkiye kupası kuraları çekildi. Rakip Manisaspor. Vestelsiz olsada çok etkili. Üstelik maç manisa'da. Son yıllardaki kupa hüsranlarımızı hatırladıkça kupa maçı izleyesimde gelmiyor ama daha eskilerde kupa almanın zevkini hatırladığımda tadı damağımda kalmış oluyor. Ümit kayıhan'ın 2.ligdeyken kupa maçları için söylediği "kupa maçına yedek kadroyla çıkacağız, bizim için önemli olan lig" bu cümleyi hiç beğenmemiştim. Başkan olsam o gün kovardım bu Ümit'i. Gerçi başkan olsam o herifi getirmezdim. Son yıllarda kupa maçlaını yediğimiz farklarla hatırlanıyor maalesef.

Bu sezon manisa'nın 2. hafta oynadığı Çaykur Rize maçını izledim d-spor'dan. Bank Asya'nın amatör ruhunu özlemişim izleyeyim dedim. Bi baktım iki takımda taş gibi top oynuyorlar. Manisa Vestelsin olsa bile kadrosu fena değil. Hatta tanıdık isimler var. Maçı izlerken bir baktım savunmada bizim askere göndermemek için yurt dışına yolladığımız Erman Güraçar. Askerlik yasasını görünce geri gelmiş olmalı. takım fena değil. Rafael'in yine kafası sarılıydı. Ufukhan var ellerinde. Bizim takım sivas maçındaki performansını gösterirse Manisa'da Tarzan çarpmışa döneriz. Engin hoca artık medyaya futbolcuları şikayet edeceğine biraz top oynatmalı. Zira biz KUPA BEYİ olarak biliniyoruz! Kupa Kızı'na dönmeyelim aman..

Ahanda bütün kura:

Ankaraspor A.Ş
İstanbulspor A.Ş
İstanbul
Malatyaspor
Hacettepe Spor
Malatya
Kocaelispor
Manisaspor
Manisa
Çaykur Rizespor
Gaziantepspor
Rize
Konyaspor
Güngören Belediyespor
Konya
Alanyaspor
Gençlerbirliği
Alanya
Bursaspor
Belediye Vanspor
Bursa
Giresunspor
MKE Ankaragücü
Ankara
Denizlispor
Sakaryaspor A.Ş
Denizli
Diyarbakırspor
Eskişehirspor
Eskişehir
Antalyaspor
Samsunspor
Samsun
İskenderun Demir Çelikspor
Kayserispor
İskenderun
Trabzonspor A.Ş
Kardemir D.Ç. Karabükspor
Trabzon
Tokatspor
Büyükşehir Bld.Spor
İstanbul
Beykozspor 1908 A.Ş.
Altay
İstanbul
Kayseri Erciyesspor
Gaziantep B.Ş. Bld.Spor
Gaziantep

Ayrıca maç deplasmanda Manisa stadına bakıp alıştırma yapalım..





10 Eylül 2008 Çarşamba

Aryuket



Antreman maçında 2 gol atan Adem bunları Aryu çekerek yapmış olmalı.

6 Eylül 2008 Cumartesi

Serdar Topraktepe


O bizim kaptanımız. Tribünde en çok ses onun adı söylenince çıkıyor ve en çok el o tribüne geldiğinde havaya kalkıyor. 8eşiktaş'a gitti geldi, bursaspor'a gitti geldi. Bu gidişlerde hep zamanın yöneticileri ona sırt çevirmişti -en azından bursa'ya gittiğinde öyle oldu. Özellikle Bursa ya gittiği dönemde bu tribünler ona çok küfürde etti. Yöneticilerin gazına gelip iki dakikada sattık demeye dilim varmıyor ama ne küfür yedi şimdi alkışlandığı tribünlerden. O dönem yerel basın hem bizim hem bursanın felaket gaz veriyorlardı. Hele izmitte oynadığımız 2-2 biten maçtan önceki ortamı hatırlıyorumda Bizim yöneticiler paso açıklama yapıyor basına. Serdar'da o dönem "Kocaeli'yi yeneceğiz" demiş. Medyada bunu gören herkes forumda ana avrat küfür ediyordu. Maç günü ben ankara daydim. Öğrencilik yıllarında üni-kostad olduğumuz zamanlar. Çokta eski değil 2005 yılı. 2.lig maçlarını trt veriyor maçlar 13:00 da oynanıyor ve o hafta bizim maç canlı yayında. Kalktım yatağımdan izliyorum maçı. Tribünleri gördükçe "keşke orada olabilsem" diyordum. Neyse Maç başladı Serdar'a küfürler devam ediyor. Tribünlerin ettiği küfürler öyle bir motivasyon olmuştuki Serdar'a. Tek başına dağıtmıştı bizim savunmayı. Ağzım açık resmen serdar'ı izliyordum. "Oha hayvan bu kadar da hırs yapılır mı?" diyordum. O futbolunu her maç oynasın ve o hırsla antreman yapsın oynayayacağı takım yok.
Bizim kadroda o zamanlar tam veremli dönemlerinde. Maçın başında öne geçmiştik sonra 2. golü yine biz attık. 2-0 dan sonra Serdar şov iyiden başladı ve deplasmanda 1 gol 1de asist yağmıştı. hemde alda at dercesine bir pasla. Şimdi Gebzespor'da oynayan Faruk Sarman'ı peşine takmıştı.
Bizim kadroda tam veremlilerin olduğu dönem. Hepsi yaşlanmış artık bitse de gitsek diyen veya yıldız olma adayı olan ama 5-10 senedir olamayan topçularla dolu. Bülent Bilgen, Nuri Çolak, Ercan Agaçe, Ugur yasan, Serhat ve en bombası forvette Fazlı. O kadronun yinede iyi oynadığını düşünüyorum.





Gelelim bu güne. Kaptan geçen sene o bursa maçının yarısını oynadı takımın şampiyonlugunda etken oldu. Oynamasa bile kenarda "tetikleyici" pozisyonundaydı. (bu tetikleyici de basketbolda benchte havlu sallamak gibi birşey heralde şimdi uydurdum). Takımda onun sözü geçerdi. Hatta Kayhan Çubuklu nun gönderilmesi Serdar'la tartışmasındandır. Bunuda belirterek Serdar'ın etkisini vurgulamak isterim. Bir nevi Hakan Şükür tadına gelmiştir.

Bu sezon 5 senenin ardından Süper lige çıktık ve kaptanda yaşlandı. Zaten pek koşmayı sevmez. Sezon başında arkadaşlarla kadro kurarken onu ilk 11e almamıştım. Ancak takımda kalsın istiyordum. Ligde 2 hafta oynadık. Engin İpekoğlu onu gençler maçında Julio Cesar sakatlanınca aldı oyuna ve 16 dk. oynadı. Sivas maçında sol kanattaki Julio sakat olunca herkes Serdar'ın oynamasını bekliyordu ama Engin hoca orta sahadaki Patrice'i sola çekmiş Serdar'ı oynatmamıştı. Bence bu olay Engin hocanında takımda Serdar'ı pek düşünmediğini gösteriyor. Peki ne olur? Engin hoca gelecek haftalar için kovulma tehlikesiyle karşı karşıya gibi geliyor. Hele fikstüre bakılınca ve başkan Serhan Gürkan'ın "Arkasındayız" dediğini görünce iyiden kıllanması lazım. Çünkü geçen sezon kimin arkasına geçtiyse o adamı kovdu.

Serdar oynasın veya oynamasın yazısı değildi. Bu tribünler onu seviyor ama gideni hemen unutuyor. Yazı çok dağıldı, artık bitirsem diyorum.

Bu akşam Sınava gidiyorum bana şans dileyin..



Şeklimiz Yeter

4 Eylül 2008 Perşembe

Hangisi Tanrı nın eli?



Biz seni adam sanmıştık!!!

2 Eylül 2008 Salı

İsmetpaşa Stadyumu'na Giriş Çilesi


Süper Lige çıktık epey şey değişti tribünlerde. Milletteki formaların artık orjinal olmasından, tuvaletlerin Sivas maçında işenebilecek kadar temiz olmasına kadar. Tabi insanların beklentileri de artıyor.

Bizim stadımız öyle 10 dakika önceden gelip, hemen içeriye girip, koltuğuna oturup maç izleyebileceğin bir yer değil. Senelerdir biz bunu biliyoruz ama süper lige çıkınca insanlar bunu hemen unutuyor. Trt de Stadyum'a bile konu oldu 5 dakika bu mevzu. Sivasspor maçı biletleri hafta içi Fethiye de ve klüp binasında satışa çıktı. Tabi oralardan almakta eziyetti. Fethiye den almak isteyenler akşama kadar bilet gelecek diye beklediler. Kalabalık git gide arttı. Maç günü stadın gişelerinde millet birbirini eziyordu. Uyanık davranan, ezilmeyen, rakiplerini ekarte edenler biletini alıp kapıdaki kuyruklara giriyordu. O çarpışmadan sonra bu beklenen sıra ve bitmeyen kuyruk önemli değildi. Elinde bileti, yüzünde gülümsemesi vardı.

Biz 2 saat öncesi buluşup 2 bira patlatmıştık yine adalının orda tribünlerde. Biletimi Sağolsun Ozan başkan önceden temin ettiğinden içim rahat bilet derdi olmadan geçirmiştim. kombinelerin karaborsaya düştüğü söyleniyordu. "ulan bilet mi bu nasıl kombinenin karaborsası olur?" diye düşünürken birisi "150-200 arası değşiyormuş maraton" dedi. "ee hani klüp maraton kombinesini 300liraya satıyordu? karaborsa demek üstüne kar koyup satmak değil midir? zararına mı yapıyorlar bu işi?" Klüpten beleşe alınn kombineler elden ele dolaşıyordu heralde..

Gittik maraton kuyruğuna girdik. Orada bu çile yoktu, arada kaynak yapanlar çıktı ama yinede çabuk girdik stada. En zoru; bilet gişelerinin önünden geçerken en durgun, en çekingen adamın bile kendini kaybedip bi uyanıklık yapıp birilerini yolundan çıkarıp biletçiye ulaşmaya çalışması anıdır. Galatasaray maçına çarşıdan bilet aldınız aldınız yoksa bu sefer stad önüne bilet almaya döner bıçağıyla veya meşe odunuyla gelenler olur ki onları ekarte etmek zor olur.

Kocaelispor - İ.B.B

Cumartesi saat 20:00 da İsmetpaşa Stadyumunda hazırlık maçı yapacağız. İşimiz olmazsa orada olup maçı değerlendiririz. Şu Lige verilen ara çok iyi oldu bizim için. Zaten fikstür kötü, birde transferler geç yapıldı. Bu hazırlık maçları işimize yarasa iyi olacak.

1 Eylül 2008 Pazartesi

Fran Sergio ve Murat Hacıoğlu Kocaelispor'da



Kasımpaşa'da oynayan Fran Sergio ve Süper ligin gezicisi Murat Hacıoğlu'nu son gün aldık. Kaç transfer oldu böyle yahu. Takım komple baştan kuruldu. Hadi hayırlısı. Frans Sergio orta sahadaki sorunu çözerde sivas maçındaki gibi rezil bi top oynamayız.

Körfez Belediyespor. 4 - Gebzespor: 0

Bu sezon zaten rüya kadro kuran körfez belediye bunu hazırlık maçlarında belli etmişti. Hazırlık maçlarını genelde farklı kazanarak herkese güven verdi. Gebzespor da eski kaptanımız Faruk Sarman'ı transfer etti. Bu maçta gebzespor 9 kişi mücadele etti. Ne yedek oyuncusu var, ne ilk 11 i. Sebep? Federasyona olan 300bin yetele borç. O kadar transfer yapacağınıza, önce bir klüp nasıl yönetilir onu öğrensenize!
Geçen seneden elinde kalan 9 futbolcuyla çıkmışlar sahaya. Çocukların yorulma veya sakatlanma gibi bir lüksleri yok. Tabi Körfez Belediye daha ilk maçta kolay bir galibiyet alıyor. Önemli olan Gebzesporlu o 9 futbolcudan bazılarının. O lisans paraları ödendiğinde kadoya giremeyecek olmaları. Yazık!
Alın size futbol..