Taner Gülleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Taner Gülleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Aralık 2010 Cuma

Taner Gülleri Çok Sevdik Seni!



Öğrencilerden Taner Gülleri Röportajı. 1 yıl önce eklenmiş, ben ilk kez izledim. ne kadar sevimliler öğrenciler. Taner ne güzel bi insan.
hele o plastik topla okulun bahçesinde çocuklarla çekildiği fotoğrafı gördüğümde "niye ben çekilemedim öyle bi foto" diye yakardım :)

izleyin işte. on numara adam!

3 Nisan 2009 Cuma

Hepimizin bildiği


Taner Gülleri Fb, Gs, Bjk den birinde oynuyor olsaydı milli takıma seçilir miydi? diye sormuştuk anket yapmıştık kendi çapımızda. sonuç hepimizin bildiği gibiydi..

hayır 3 (4%)

evet 45 (68%)

dabi dabi 8 (12%)

senin o dabiini dabiini yerim 10 (15%

toplam oy: 66


herkese tenk yu..

22 Şubat 2009 Pazar

Hatun olsam Taner'e verirdim!!*


bi seferde bu kadar gol atılmaz be taner'im.. karıştırdın adamları. yönetimleri toplanmış falan filan. bütün kanallar onu gösteriyor. banane ya beter olsunlar.. 5 tane attık yine bizden bahseden yok.. bu gece nasıl uyunur yaa.. maçı tvden izlerken bile sesi kısılır mı insanın?!! izlediğimiz yerdeki kendilerine izmitli diyen ama baroş penaltıyı kaçırdıktan sonra üzülen yavşakların suratını görmeliydiniz!! samiyene gidemediysek bunu gördüm orgazm olmuş gibi oldum blog..

çekilin lan.. koyduk!!! 5 tane lan! bu kadar küçük görürseniz! bu kadar götünüz kalkarsa.. affetmezler!!


* bir mgaltan lafıdır..

26 Ocak 2009 Pazartesi

Çıldırmayı özlemişiz..


Maçtan önce 4-0 yeneceğimizi söyleseler inanmazdım. Hatta galip geleceğimizden bile ümitsizdim, herkes gibi.. Maç öncesi 12de buluşup paf maçını izleyip piiz yapmayı planlamıştık ama hasta oluşum ve babamın iş çıkarıp beni rehin almasıyla 1 saat geç kaldım, paf maçını ve piizi kaçırdım. Paflar 3-0 dan geri gelip 4-3 almışlar maçı. Çok üzüldüm izleyemediğim için.


Stada girdik maraton yine tıklım tıklımdı bi koltuğa 2 kişi basıyorduk. Son ümidimizdi hacettepe maçı, ayakta kalmaya çalışan bi boksör gibiydik. Bi yumruk yesek nakavt olacaktık.

Kamp döneminde futbolcularının alayı giden bi takım. kalan diğerlerininde beş kuruş almadan oynadıklarını söyledikleri bi takımdan ümitlide değildik. Son anda daha bi kaç gün önce bi sürü adamla anlaşıldı ( Luka Zinko, Akeem Agbetu, Ramal Hüseynov, Reshat Sadıgov, Levent Kartop, Hasan Uğur, Ali Bayraktar, Cem Sinan Vergül, Ergin Yücetaş, Uğur Daşdemir, Koray Göksu) Bu kadar transferi görünce yine sezon başındaki gibi, "geç yapılan çok sayıda transfer var ve elimizde patlar" diye düşündüm.. Hİç bloga eklemedim önemli bi haberdi oysa bu transferler.


Dün bu transferden bi çoğu forma giydi. En çok sevindiğim olay ise kalede Kılıçarslan ile başlamamız oldu.

Kılıçarslan, Sadıgov, Cesar, Hasan, Taner, Zinko, Murat Hacıoğlu, Emrah, Uğur, Serkan, Akeem Agbetu

Böyleydi kadro. Sahaya çıktıklarında hangisi kim kesemedik Ozan başkan "tanıtıcı bi broşür filan verselerdi" dedi. sonra yavaşta tribüne çağırdık Ayew'den sonra tribünlerin sevgilsi olacak Akeem'imiz oldu. Akem Akem Akem Akem
diye bağrdık. tribünleri o da sevmiş dönüp dönüp bizi selamladı.

Taner Gülleri daha maçın başında defansın arkasına sızıp iki savunmacıyı peşine taktı ceza sahasının sağından içeri girerken solda bomboş Akeem'e çıkardı topu o da eşek değil ya boş kaleye attı. Çıldırdık!!

Daha bu golün gazı geçmeden bi serbest vuruşta topu ileriye doğru attık, hafiften şişirmece bi toptu. Sağolsun kaleci Recep yumrukla uzaklaştırmaya çalışıp beceremeyince Hacıoğlu dokundu topa Taner'in önünde kaldı o vurdu gol oldu. Yine Çıldırdık!!

ilk yarım saat sonunda 2-0ın rahatlığıyla takımda tribünde bizde durduk. Bu ara Hacettepe'nin bi kaç atağı oldu. Kılıçarslan bomba gibiydi adeta Stingaciu gibi atladı toplara. Tribünler devreye girerken hep bir ağızdan bağırıyordu "Kılıçarslan" diye..

Acaba rakip Hacettepe diye mi böyle iyi oynuyorduk yoksa yeni transferler filan takım iyiye mi gidiyordu. Akeem sol kanatta, ikinci yarı bizim önümüzde olacaktı iyi makara yaparız diye sevindik, gerçi hoca onu 60larda filan çıkardı ama olsun yerine ilk yarıda eşofmanını çıkaramayan Patrice bi başka siyahımız girdi.

ikinci yarıyada iyi başladık top yapan oyun oynayan bizdik. Pek pozisyonda vermedik alanları iyi kapadık. ilk kez bir araya gelen savunma için çok iyiydi. Reşad Sadıkov, Azerbaycan milli takım kaptanı defansta top geçer adam geçmez misali bi adama benziyor. Bi pozisyonda topa hiç bakmadan direk rakibi indirince anladım bunu. İnşallah ilerde başımızı yakmaz kırmızı görüp. Boyu pek uzun olmamasına rağmen her kafa topuna çıktı bazen topa bazen rakibe vurdu, dengesini filan bozdu işte.


Sağ bekte oynayan Serkan yerine Hamza girdi oyuna. Engin İpekoğlu bazı maçlarda oynatmıştı Hamza'yı ve önceki seneye göre kendini ne kadar geliştridiğini yazmıştım. Taner'e attığı ara pası çok iyiydi ve Taner yine çok klas bi vuruşlar Recep'e hareket şansı bile vermeden golü attı.. Çıldırın ulann!!!

Hacıoğlu ikinc yarı yoruldu açıkca belliydi Onun yerine Serdar Topraktepe girdi. Fena oynamadı Hacıoğlu. Taner'in arkasında oynadı. Topu tuttu oyunu açtı filan.

Artık maç bitti 3 puan aldık sevinci içindeydik. Sağ çaprazdan öyle güzel bi gol attıki Hamza, kendiside şaşırdı. Tribünde bi ara Tsubasa Hamza oooo Tsubasa Hamzaaa diye bağırdık. Gel de Çıldırma!!

Uğur için iki çift laf etmezsek olmaz!..

Daha bi hafta oldu belkide profesyonel sözleşme imzaladığı Uğur Daşdemir'in. daha 18 yaşında bu maçla ilk kez A takım forması altında hemde ilk 11de sahaya çıktı. teknik direktörümüzüde kutluyorum. Böyle gençleri oynatmak iyi veya kötü bizi sevince boğdu. hele Uğur bu kadar güzel oynayınca "bunca zamandır sağ kanatta Musa Büyük'le Bülent Bölükbaşı'na haybeye katlanmışız" dedik. Uğur maç sonunda sezonun ilk yarısı tribünden izlediğim abilerimle aynı takımda oynadım çok heyecanlandım demiş. Zaten belliydi acaip heyecanlıydı. her topa koştu o heyecanla. kondüsyonunu son dakikalara kadar koruyamadı böyle yaparak. Zamanla heyecanınıda atar ve elalemin Arda'sı Messi'si varsa bizimde Uğur'umuz var dedirtir bize inşallah..!! Umut Kekilli'ye 2 sezondur patlama yapacak diye bakıyorduk ama elimizdeki gençlerimizi göremiyormuşuz. Bu maçın en çok sevindiğim olayı olmuştur Uğur'un böyle iyi oynaması hele ki ilk 11de oynaması..


Maç sonunda stadyumdan ayrılırmak gelmedi içimden. Epeydir böyle bi sevinç yaşamıyoruk. Ama çok fena hastaydım ve terlemiştim. Hemen eve gidip duş aldım yattım. Yazıda bugüne kaldı.. Umut fakirin ekmeği diye boşuna dememişler. Gençler maçınıda alalım görün bakın neler oluyor buralarda..


Photobucket



16 Ağustos 2008 Cumartesi

Kandıralı Gözüyle Sezon Açılışı


Maç öncesi Kozluk sakinlerinin tabiriyle "mahallemizden çıktı star oldu" dedikleri; Roman star Eren konser verdi. Biz o sırada dış stadın tribünlerinde Köfteci Adalı nın hemen yanında piizlenen arkadaşların yanına gittik. Müzik sesleri geliyordu stadyumdan. Piizlenenlere meze olmuştu sanki. "Hadi gidelim içeriye" dedi arkadaş. Gittik yine maratona girdik. Güneş daha batmamıştı, korunacak gölgede yoktu. Bizde 15-20 dakika güneşlendik. Biz güneşlenirken biri çıkıp "yapamazsan yok" diye bağırıp duruyordu. Güneş gözlerimizi aldığından kim olduğunu seçemedik. Hatta "gel gel sarışınım gel" diye şarkıya başlayınca bizim Emre "Beni çağırıyor olmalı ben gidiyorum" dedi bende mantıklı davranarak "dur güneş gözümüzü alıyor yanlıyor olabilirsin" dedim.

Güneş kaybolduğunda birde baktık şarkıyı söyleyen gülşen.. İyi dedik "yapamazsan yok". Bir iki şarkı söyledikten sonra tribünlerle Yeşil-Siyah çektiki hayatımda böyle bir tezahürat görmedim. Gülşen öyle bir "Yeşiill" diyorduki o kadar narin o kadar kibar. Hiç alışık olmadığımız şeylerdi bunlar. Biz allah ne verdiyse "Siyaahh" diye bağırıyorduk.. Gülşen birkaç şarkı söyleyip gitti.

Kale arkaları bomboştu. Birbirimizi kandırırcasına hepimiz "daha saat erken millet maça gelir" diyorduk. Ama öyle olmadı. 5 yıl aradan sonra süper lige çıkmıştık ve açılış bu kadar az seyirciyle olmamalıydı. G.tünüze goyyum ne işiniz vardı da gelmediniz..

Neyse yönetim tanıtıldı, Futbolcular tek tek çağırıldı. En sonda SErhat AKIN çıktı geldi. Numaralı bile nasıl bağırmaya başladı. Yıldız isim dedikleri bu olsa gerek. Taner geçen sezon gol kralı oldu ona o kadar bağırılmadı :)



Maç öncesi ısınmak için sahaya çıktı futbolcular ve her maç öncesi olduğu gibi, tek tek tribünlere çağırılmaya başlandılar. İlk antreman da bahsettim mi bilemedim şimdi ama o zaman Musa'yı çağırdığımızda Dusan gelmişti. "Yabancı futbolcuların uyum süreci" deyip geçmiştik. Ancak bu maçtada görüldüki bunu aşamamışız hala. Dusan'ı tribüne ne diye çağıracağımızı bilmiyordum bulamadımda. Dusan Andjelkoviç diye de bağırılmaz. En uygunu Dusan demek diye düşünüyordum. Musa'yı çağırdık Dusan gelir mi diye baktık. Gelmedi. Demek alışmıştı artık. Adamı kendi ismiyle daha hiç tribüne çağıramamıştık. Bugün bu olmalıydı!.. Sırayla bütün futbolcular çağırılıyordu tribünlere. Geçen yılın flaş ve kendini bi o kadar sevdiren ismi Ufuk Çam geldi. Bütün maraton hep bir ağızdan bağırıyoruz "Ufuk Çaaamm , Ufuk Çaaamm!" diye baktım Dusan döndü ısınmayı bıraktı aynı anda diğer taraftada Ufuk tribüne yönelmişti. Dusan'a kimse birşey söylemeyince Ufuk bıraktı koşmayı ve Dusan sevinçle ve coşkuyla koştu. Tribünlerde herkes şaşkın şaşkın baksada onada oley çektik. Ufuk nasıl gülüyordu anlatamam. Hele biz tribünde nasıl yarıldık!

Artık kimi çağırsak Dusan koşup gelecekmiş gibi geliyordu bize. Ufuk'u sonradan yine çağırdık hatta "ufuk sahaya 3lü çektir körfez'e" dediysekte Ufuk oralı bile olmadı. Maç öncesi yanımdaki Emre'ye bağırsam Dusan gelir mi acaba diye düşünmedim değil.



Skoda Xanthi ile yaptık hazırlık maçını. Stada çok anlamlı pankartlarla çıktı iki takımda. Büyük alkış aldılar. Maç öncesi. Maça ;

Serdar Kulbilge

Serkan - Tutoriç - Ufuk - Dusan

Musa Büyük - Patrice - Hamza - Serdar Topraktepe

Taner - Jestroviç

11i ile başladı. Defans gerçekten iyi göründü bana. Tutoriç süper defans. Ufuk için "süper ligde oynayamaz" deniyordu. Ancak dün gördüm ki yine ölümüne saldırıyor. Her kafa topuna kafa, göz ne varsa sokuyor, Ayrıca 2-3 kornerde hep Ufuk'a pozisyon yaratıldı 2. ligde böyle çok golü olduğunu biliyoruz, Süper ligde de bekliyoruz. Tutoriç Zaten kafa topunu zıplamadan alabiliyor. Sol bekimiz olan ve Emre ile bizim kankamız olan Dusan teknik adam. İleri çıktığında tehlikeli oluyor. Birebirde etkili ve süratli. Ancak ileriye çıktımı kendini kaybediyor adeta. Bazı pozisyonlarda topu ayağına doladı. Önünde Serdar Topraktepe oynayınca ve ikiside geri gelmeyince orada epey açık verdik ama Ufuk kademeye girdi. Sağbek olarak bulunan Serkan ise beni pek tatmin etmedi (Nası acaip laf oldu neyine tatmin edecek). Çok heyecanlı çocuk. Çok top şişiriyor, birinin dur demesi lazım. Sonra Sağ ve sol beklerde yedek yok takımda.

Orta saha ise Sağ kanatta Musa Büyük deli gibi koşuyor. birde orta yapmayı becerebilseydi bir iki asist yapabilirdi. İnşallah bizi kanser etmez tribünde. Ama topu aldımı gidiyor adam..

Sol tarafta kaptan Serdar oynadı. O kanatta Dusan'la pek anlaşamadılar 2. yarı Julio Cesar girince daha etkili oldu gibi geldi bana. Gerçi 2. yarıyı doğru dürüst izleyemedik. Maratonun sağında başladığımız maçı Emre başkanın sayesinde deniz tarafı kale arkada bitirdik.

Ortada Patrice ve Hamza oynadı. Geçen sezonki Hamza'yla alakası yok bu çocuğun. Acaip geliştirmiş kendisini. Öküzlemesine saldırırdı geçen sene şidmi akıllanmış. Pozisyon almasını top kesmesini epey öğrenmiş. Patrice'i ilk defa izledik ve Emre başkanla çok beğendik. Zenci futbolcumuzun olmasından bize çok mu sempatik geldi acaba ama ne olursa olsun adam güzel top oynuyor. Top hakimiyeti iyi. Bu yüzden bir sürü faul yapıldı. Engin hocada baktı adamlar fena dalıyor 2. yarı onu erken çıkardı oyundan.

İleride Jestroviç ve Taner çok etkisiz kaldılar. Sürekli uzun top veya ara pas denedi onları kaçırmaya çalıştılar ama rakip savunmadan top geçmedi. Jestroviç hakkındaki ilk izlenimimiz tam bizden biri olduğuydu. Direk millete gider peşindeydi maç sırasında. İkili mücadelelerde hep bir omuz atıyor, cüssesini adama resmen çarpıyordu. Bu yüzden kısa bir iki gerginlik oldu. Ama bana bu adam çok kart görür gibi geliyor. Taner yine eski Taner. Hiçbir kafa topuna müdahale etmiyor olması Kafatasının kartondan filan olduğunu düşünmeye başlamama sebep olmuştur. Adam gol kralı olduğunda bile kafayla gol atmadı geçen sezon. Daha ne olsun..

Birde Skoda takımında Victor Agali vardı. Bu kadar mı kazma olur bir adam.Ama dev gibi boyu var korkarım ben olsam. Onada selam eder gözlerinde öperim.

Unutmuşun yazmazsam olmaz. Devre arasında tekrar sahaya ısınmak için çıktı futbolcular. Dusan tam bizim önümüzdeydi taç çizgisinin kenarında. Emre'yle beraber 1 - 2 -3 deyip "Dusaaann!!" diye bağırdık. Döndü baktı bizde el salladık. "Ee ne oldu şimdi" dedi bizim çocuklar. başkan hiç bozulmadan tamamen doğal bir şekilde "Tanıdı olm bizi maç var diye gelmedi yanımıza" Bende hemen destekledim "Tribüne gelir mi olm binlerce adam var burada"

Kısaca bütün akşamın en bomba adamı yine Dusan Andjelkoviç oldu. I love you Dusan..



Bir video efsane recai kaya dan

3 Temmuz 2008 Perşembe

İlk İdman

İdmana iş çıkışı gittik Emre Güneş'le. İş çıkışı açım tesislere gelmeden biraz kayıntı yapalım diyorum, giriyoruz en yakın markete simit, açma v.s alıyoruz çıkınca anlıyoruz biraz abartmışız. Elimizde poşetler kolalar, sanki tesislerin çimlerinde pikniğe gidiyor havasındayız. Sağolsun tesislerde gördüğüm& uuml;z herkese dağıtarak bir an önce sıyrıldık piknik modundan. Gittiğimizde antreman öncesi kurban kesilmiş antreman başlamıştı.

Taraftarların ilgisi iyiydi. Bu yönetimin yaptığı en iyi işlerden biri, taraftarlarla takımı buluşturması veya onların tabiriyle "takımı kentle bütünleştirmes i" olmuştur. Önceki yıllarda antreman malzemelerimiz saçma sapan renklerden oluşuyordu mesela geçen sene maviydi, önceki sene kırmızıydı yamulmuyorsam.

Futbolcuları maç öncesi havasında tribüne çağırdık, herkesin tribünü özlediği belli o sıcağa rağmen nasıl zıplıyor bağırıyoruz. Ufuk Çam'a üçlü çektirdik. Antremanı bıraktı Ufuk amigo ibo hesabı başladı üçlüye. Bir Video çektik pek iyi değil ama idare edin kariyerimdeki ilk video olur öyle şeyler..



Ufuk Cam lu - Watch more free videos

Asıl güzel kısmı idman sonrası futbolcularla azda olsa sohbet oldu. Emre`nin makedon göçmeni olmasından dolayı Sırpça mıdır nedir adamların bildiği bir iki kelime etti hemen kanka olduk. Sonra yarı ingilizce, yarı sırpça devam ettik. Tutoriç ruslar gibi soğuk bi adama benziyor ama daha ilk idmanda yabancı bir memlekette olabilir dedik, önyargılı olmayalıma getirdik. Dusan ise çok sempatik bir adam benziyor. En azından ilk izlenim öyle. Tutoriç ten sonra Dusan çok kısa geldi gözümüze. Onlada konuştuk Emre hemen makedon göçmeni olduklarını anlattı (tabi dusan doğru anladıysa) . Makedonya yı duyunca yüzü güldü biraz. Julio Cesar'ı yakalayamadık önden fırladı.


Dusan ve Emre
Tutoriç ve Emre

Sonra Serdar geldi hemen yapıştık fotoğraf çekilelim hesabı. Emre makinayı aldı eline "oğlum kapandı lan bu" demesin mi.. Ben afalladım serdar'a sarılmış bir haldeyim. Serdar boş mu durur Emre nin o şaşkın halini görünce "Pili bitmiş olmasın" deyip Erol Taş gibi güldü. Antremanda o tişörtü öpmeseydi belkide küfür ederdim şimdi burda ama neyse oda bizdenmiş böyle laf sokmalar filan.



Serdar ve Ben

Birde yabancı adamlar var demiştim (demediysemde diyorum) evet tanımadığımız adamlar vardı idmanda. Herkes esmer ve küpeli arkadaşı kesiyordu tribünden en çok o dikkat çekti. Zaten antreman sonrası Emre'nin "Who are you?" demesiyle benim yarılmam çocuğun tırsması bir olmuştur. Heralde çocuk "kimsin lan sen" filan diye alğıladı ki epey tırsak gözlerle baktı sonra ben mükemmel ingilizcemle "Welcome, where are you from?" dedim. Çocuk Fransa dan Nice den gelmiş denenmeye. Hörmetler dedik sıradaki arkadaşa geçtik. Yabancı olduğu belli olan bu arkadaşa yaklaşımımız esmer arkadaştan daha profesyonel olmuştur. "Hello", "welcome" ,"where are you from? "what is your name?"" gibi seri cümleler kurduk bu seferde çocuk hangisine cevap vereyim diye şaşırdı. Sonunda adının Nicolas olduğunu ve Auxerre'den geldiğini öğrendik. Gelen çocukların yaşları epey genç. Özellikle Nicolas; Dusan gibi sıcak kanlı bi çocuğa benziyor. İlgiden epey memnundu. Umarım yeteneklidirler ve takımda kalırlar.



Resimde En sağdaki Nicolas, Onun yanındaki Nice den gelen Kamel. Kamel, Zidane gibi Cezayir asıllı insan hayal kurmadan edemiyor neden ona çekmesin futbolu.

Bu idmandan sonra gördüm ki, Süper Lig gibisi yok. Yabancı futbolcularla kanka oluverdik bir anda. İdman olayını sevdim. Kartepe Kampı olsunnda birgün yine Emre ile gider sizle paslaşırız.

Unutmadan Şükrü Abinin adını verdik gol kralımız Taner Gülleri ilede kanka olduk.

=0> Taner ve Ben

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Genç Taner Gülleri



Güzel ülkemin güzel medyası diyemiyorum, Fotomaç bugün yazmış aynen :

"Gol kralı olacağım

Kocaelispor'un sözleşmesini 1 yılı opsiyonlu 2 yıllık uzattığı Taner Gülleri yeni sezonda gol kralı olabileceğini söyledi. Genç oyuncu, "Oturmuş bir kadromuz var. Yapılan takviyelerle daha güçlü hale geleceğiz. Hedefim yeşil-siyahlı forma altında Süper Lig'in gol kralı olmak" diye konuştu. Başkan Serhan Gürkan ise transferde bombaları patlatacaklarını belirtti."

Genç Oyuncu yazmışlar, hala inanamıyorum, Adam 32 yaşında torun torba sahibi olcak neredeyse. Nasıl bir genç anlayışı var anlamadım veya adamlar çok iyimser. Başka türlü olsa "kafadan haber yapıyorlar" denir. Fenerbahçeli Semih'inde başına gelmişti ama o yine 30lu yaşlarında değil. Gözden uzağız diye kaptırmışlar.

Okuma, bakma bu gazetelere ama ne yapalım yalan yanlış yazdığınıda bilsem arada bende bakıyorum. Zira bizim kahvede hepsi mevcut.