Hodri Meydan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hodri Meydan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2014 Salı

Ömür Boyu Sürecek


15 Aralık 2010 Çarşamba

Kocaelispor 2 - 0 Sakaryaspor




ne başkanı, ne yönetimi var bu takımın.
hafiften gariban osman modundayız hepimiz.!
maçı izleyememe, hatta dinleyememe çok koyuyordu başta. forumda benim gibi onlarca adam vardı. iş yerinden takip ediyor kimisi, kimisi gördüğü televizyona yapışıyor. kimisi klubeden izliyor




daha önce burada yazmıştım. bu çocuklar oynadıktan sonra zerre tereddüt etmiyordum. yenilseler bile "galiptir bu yolda mağlup" diyebileceğim adamlar oynuyor bu takımda.
maç sonunda Serdar'ın mikrofonu eline alıp ettiği laflar gerçekten "baba evine dönen kız" gibi. sahip çıkın bize diyor. gözlerim doldu be..

29 Kasım 2010 Pazartesi

Paranız Ödenir, Hakkınız ASLA!


el klasiko ntvspor da Kocaelispor ismetpaşa da izlenir!

5 Ekim 2010 Salı

Sensiz Bi Hayat Olmaz Olsun




bu artık çok acı vermeye başladı. işten çıkınca internete girip forumlara bakıyorum, blogları okuyorum. seinfeld izliyeyim dedim geçen akşam o bile güldürmedi be. bu sevgi zulme dönüştü. bir garip taraftarız be. çocuk gibi sevindik, belki bi sonraki iç saha maçını göremeyeceğiz bile. belki son maçımızdı bu bağırdığımız. biri bağırıyordu "hadi kardeşim son maçta bari bağıralım" diye. futbolcular maç sonunda tribüne koştu, onlarda çok üzgün. çoğu biz gibi kocaelispor taraftarı. zaten prosedürde profesyonel oldu bir çoğu ama yaşamları hala amatör mecburen.

tribüne koşup sarıldı herkes. Yıllardır sevemediğim Ercan kuleye çıktı o bile sempatik geldi. hepsine tek tek helal olsun, yolları açık olsun. Serdar Topraktepe ise sonradan gelip tribüne açıklama yaptı adeta. Bu çocukların hepsi forma için savaştı beş kuruş almadan dedi. nasıl bir dram yahu. gidip ingiliz holiganların filmlerini dilden dile anlatacağınıza bu aşkı film edin!!

dipnot: teşekkürler Adana Demir. o takım peşinden 10 saat yol gelen arkadaşlara dönüşte yol bitmek bilmemiştir. hepsine selam olsun..

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Kombine satışında satışa gelmek!


"Büyük Kocaelispor taraftarı" İşte böyle diyorlar, hala gazla çalışan arkadaşlarımız kalmış mı? diye bakıyorlar. Klüp bank asyadan düşmüş, zamanın 3. ligindeyiz şimdi. Kombine satışı bekleniyor. Biz takımımız ne halde olursa olsun kombine veya biletimizi alıp maçımıza gideriz. Çünkü taraftarız, taraftarlık bunu gerektirir. Takımınız 3. lige düştüğünde bir başka takımın peşinden koşmaya başlamazsınız. Ya da siktirin gidin başlayın benim tek takımım var.

Bunu bilen yöneticiler klübe para kazandırmak için kombine fiyatlarını açıklarken, gerçekten para kazanacaklarını, fazlaca kombine bilet satılacağını düşünmüşler midir? bu kadar iyimser olabilirler mi?
Süper Ligdeyken 300 liraya klübün sattığı kombineyi taraftar derneğinden yarı fiyatına alabiliyorken, bu taraftarın size güvenip bu kombinelerden satın almasını beklemek, fazlaca iyimserlik olur.. Peki her fırsatta klüp için en iyisini düşündüğünü söyleyen, klübe sahip çıkan taraftar derneğine güveni kalan var mı? o paraların nereye gittiği, o kadar kombine biletin yönetim tarafından verilmediyse, nasıl bulunduğu? hiç merak etmiyor musunuz?

Biz bitmişiz! bizden bi bok olmaz arkadaş. amatöre doğru gidiyoruz işte kendinizi kandırmayın artık yeter! büyüklüğünüz filan kalmadı. küçüldük hatta onursuz bi klüp olduk. klübü kapayıp amatörden tekrar başlayın artık yeter bu rezillik.

8 Kasım 2009 Pazar

Kocaelispor - Kartalspor Maç Sonu


Kocaelispor 0 - Kartalspor 0

önceki sezon oynadığımız maçı anlatmıştım. böyle olacağı belliydi.
kaybedilen 2 puanla kalmadı ve birde kaybolan arkadaşla maçı bitirdim. maç öncesi iki nefes duman çekince, maç içinde emniyet amirine gider yapıp sövüp sayınca, dışarıya davet(!) edildi baturman.. geçmiş olsun diyorum. uzun süre sonra dağ tarafına girmemiz yaramadı. bide direkteki kartal bayrağı yalan oldu.

4 Kasım 2009 Çarşamba

Yok Artık! edit: yokmuş



Kocaelispor taraftarları tesisi bastı

edit: işten gelir gelmez korfez.org forumda ne oluyor ne bitiyor olayına girdim. öğrendiğim bu yönetimin futbolculara 5 kuruş vermediği ve bazı futbolcuların yol paralarının bile olmadığı, tesislerin halinin rezalet, güvenliklerin bile tesislerde donla gezebildiği gerçeğiydi. bu kadar rezillik sonrası futbolcular ve Cihat Hoca istifa edecek haberini alan hodri tayfası klübe gidip hepsini ikna ediyor. "Kartal maçına sizin için çıkacağız" diyorlar. Çok karışık işler içindeyiz. Paraşütsüz düşüşteyiz maalesef..

27 Eylül 2009 Pazar

bağımlıyım sana


askerlik sonrası ilk resmi müsabakama çıkmak için bugün erkenden kalktım. daha maça çok var ama duramıyorum yerimde. bu genç takımı o kadar tanımasam bile sanki bana şimdiden enerji verdi.

bu akşam yine maratondayım gibi gözüküyor. "hey lan bana bak bana" , "bağırın ülen" lerin içine girmek istemesemde "bi bakalım nasıl ortam" diye gidiyorsunuz tribüne çıkamıyorsunuz sigara gibi bırakamıyorsunuz. eskisi gibi kavga gürültü olmuyor tribünlerde, hem herkes tanıdık.. maç öncesi iki piiz olmazsa olmazımız. çok büyük nimetmiş bunlar van da daha iyi anladım.. yenilsekte yensekte bu çocuklar bizi utandırmaz.

süper lige çıktığımız sezon bank asya da yine bi giresun maçında otobana çıkıp "efsane geri döndü" pankartı açmışlardı paşalılar. tribünde mest olmuştum. yine giresun rakip. süper lig hayal gibi dursada biz efsaneyiz!.

kombineler satışa sunulmuş

SEZONLUK KOMBİNE BİLET FİYATLARI

Kale Arkası Tribünü: 50 TL
Maraton Tribünü: 100 TL
Numaralı B Tribünü: 250 TL
Numaralı A Tribünü: 400 TL
VİP Tribünü: 1000 TL
Protokol: 2000 TL

22 Eylül 2009 Salı

yalnızlığa hodri meydan!


çok güzel bi organizasyon oldu hele necmiye teyzenin söylediği şarkılar çok güzeldi..

19 Eylül 2009 Cumartesi

Yalnızlığa da HODRİ MEYDAN!!!-Bayramda huzurevi ziyareti

Taraftarlar ve onların örgütlenmiş hali olan tribün grupları sadece futbol düşünen , takımı için her şeyi yapan fakat geri kalan ülke, şehir ve insanlık sorunlara sırtını dönen, sağa sola sataşan,kıran döken,küfür eden insanlar mıdır sadece ??? Bizde vicdan,yürek,insanlık yok mudur sizce?

Bahsedeceğim örnek bizlerin de sosyal yönü olduğunu gösteren, bir çeşit sivil toplum örgütü olarak hizmet verebileceğimizi hatırlatmak için hafızaların kapılarını tıklatacak ; alkışı ,takdiri sonuna kadar hak eden bir sosyal sorumluluk örneği...

Katılımın bol olmasını diliyoruz... Teşekkürler Hodri Meydan...

Gelmek isteyen arkadaşlar bayramın ikinci günü saat 15,00-15,15 sularında kendi imkanları dahilinde yanlarında getirecekleri armağanları ve elbetteki KOCAELİSPOR atkıları ile Cumhuriyet Parkı'ndaki buluşmaya katılabilirler. Biz oradayız...

Detaylar için
http://www.hodrimeydan.org/forum/index.php/topic,31530.0.html

21 Aralık 2008 Pazar

bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap


ne desek boş! maç saatinden 5 saat önce izmitten çıktık yola maça yarım saat kala stada girdik. nasıl bi soğuk var. nasıl bi rüzgar!.. hala üşüyorum. Turkcell Süper Lig bir an önce bitsin...

Bize de yazık!




Gece gündüz , karda kışta
Renkler için düştük yola..
Mesafeler ne farkeder
Can dayanır mı bu aşka..

HodriMeydan hep yanında
Layık olun bu sevdaya
Nasip olmaz her bir kula
Kutsaldır çünkü o forma...

29 Ekim 2008 Çarşamba

Formaları Çıkarın Çıplak Oynayın





Bu ruhsuz adamlar için kilometrelerce yol gittik. Bize de yazık! Maç sonunda Başkan, teknik direktör kafasına göre kaçıyor stadyumdan. Futbolcular kendi arabalarıyla ankara merkeze gidiyorlar. Biz tribünde, ankara denilen ancak çöle benzeyen Yenikent Asaş stadında çökmüş ve ana avrat söven kendimizi heba eden bir şekilde bekleyelim..



Nedir lan bu ruhsuzluk! Ankaragücü maçında aynı oyunu oynayacaksanız; Formaları Çıkarın Çıplak Oynayın!!!

9. hafta elimizde 1 puan var... umutlanabilmek adına geçen sene ankaraspor 9 hafta sonunda 4 puanla sonuncu sırada.. Misal 10 puanı olan ç.rize düşmüş. Daha çok su akar bu değirmenden.. ancak bizim ümitsizliğimiz o ankaraspor'da var mıydı? bence hayır...

Ankara dönüşü Nallıhan'a girdik. ankara'ya 130km uzakta ama ankara hala.. Şoför dayı kestirmeden getiricem diye acaip yollara soktu bizi. Deplasman otobüsümüzde bayanlar bile vardı.. Dişi Kostad şekli.



Yontmaya ve yontulmaya devam...

21 Ekim 2008 Salı

tutkuyu özlemek


Hatırlarsanız İtalya ligi'nin ilk haftasında Roma deplasmanına giden Napoli taraftarları önce bindikleri treni gasp ederek polis ve demiryolu çalışanlarıyla çatıştı, ardından tren istasyonundan stadyuma kadar olan yoldaki arabaların camlarını patlattılar. Şahış olarak birçok kişi ceza aldı. Napoli taraftarına bir sezon boyunca deplasmana gitme yasağı geldi. işte bu "futbol asla sadece futbol değildir" dedirtiyor bize.

son 5 yıldır sezona şampiyonluk parolasıyla başlıyoruz, kupa alınan- süper ligde korku saçan, istanbul takımlarının en korktuğu deplasmanlardan biri olduğumuz eski sezonları hatırlıyor, onların özlemiyle yaşıyorduk. hatta 2b ye bile düşme eşiğine gelmiştik.

5 sene sonra süper lige çıkınca ve isimlerine bakıldığında fena olmayan transferler yaparak yine korku saçan, yine kafaya oynayan bir kocaelispor umuduyla başlamıştık sezona.

Taraftar derneği olan kostad, deplasmana izmit'e gelen takımların taraftarlarını karşılayıp olay olmaması için çaba sarf ediyor. elbette olay olsun kanlar aksın istemiyoruz. kötü mü yaptılar hayır. insanız hepimiz. hayvan değiliz. otobüsleri taşlamak, trenlere zarar vermek, kartal deplasmanında ayağını taksi camına sokmak, sakarya deplasmanında polisin otobüs içerisine biber gazı sıkıp inin demesi. hiçbiri insanlık göstergesi değil.

Şimdi forumlarda ve tribünlerde tepkiler var. kostad ve hodri meydan tartışılıyor. tartışılabilir elbette.tartışanlarda bizden, onlarda kocaelisporlu ve forumlarda tartışmak için var.

ben bir tekşey istiyorum. en üstte belirttiğim napoli taraftarı gibi olmak istemiyorum. onlara özenmek istemiyorum. mesela sao paolo stadyumunda kale arkaları kapatıldı olaylar yüzünden!. bizde böyle mi olalım? ingilizler gibide olmayalım. zaten olamayız burası farklı bir kültür. mesela italya futbol federasyonu başkanı "stadyumlara hücreler yerleşltirilecek, maçlar boyunca taşlkınlık yapanlar bu hücrelere konulacak ve sonrasında da hukuki yaptırımlar uygulanacak” dedi. buda hayvanlık değilde nedir. bunları mı istiyoruz arkadaşlar.

bu çiçek verme olaylarına gelirsek, döner bıçağıyla dalacağına çiçek versin. adamlık bizde kalsın. gittiğimizde bıçakla saldırırlarsa elimizde çiçek olmaz.

biz, ingiltere de dikiş tutturamayıp italya ligine dönen montella gibiyiz o demişti "italya daki tutkuyu özledim" diye. biz işte bunu özledik...

26 Temmuz 2008 Cumartesi

27 Nisan 2008 Kartalspor - Kocaelispor maçı




Hayatımda unutamayacağım olaylar arasında ilk 5 te rahatlıkla yer alır bu maç. Öncelikle stadın bilmemkaç seyirci kapasitesi bunun 350sinin deplasman takımına (yani bize) verileceğini söylemişti kartalspor başkanı. Hafta içinde Serhan Gürkan "Dışarıda taraftarımız kalmayacak" şeklinde açılamalar yapmıştı. Bizde zaten yakın deplasman bulmuşuz ve son 3 haftaya girmişiz takım kafaya oynuyor bırakır mıyız?!!

Hodri meydan açıklama yaptı Adabazarından Haydapaşaya giden 12.17 treni ile gidilecekti maça. Maç 14:00da başlıyordu Ucu ucuna yetişecektik hatta maç öncesi piizimizi istasyon ve çevresinde yaptık.



İstasyonda 1000 kişi vardı veya yoktu. Şaşırmıştım. Az kişiydik ancak sonradan gelen haberler sabah 10 treniyle bu kadar daha adamın Kartal'a gittiğiydi ve olayların çıktığı trenin taşlandığı haberini aldık. Zaten taşlama muhabbetine hazırdık ancak tren içindeki aileler çok korktu. Trende herkes ayakta gidiyor belediye otobüslerindeki arkada tarafta olan boşluk bile yoktu. Üst üste gidiyorduk. Adapazarı'ndan binen ailelerin çoğu huylandı. bizim taraftarın pisliğini bildiklerinden bazıları trenden indi. Tren içinde cigara saranlar, bira içenler her yol vardı. Bizim vagondakilerinin yaşları 16-18 civarındaydı ve gençler her tarafa salça oluyor, herkese gider yapıyorlardı.

Aynı gün Fenerbahçe - Galatasaray maçı olduğundan Gebze'de Galatasaray formalı bir kaç eleman vardı. Trene binip istanbul'a maça gitmekti niyetleri. Trenden sarkanlar inenler bir sürü adam ana avrat sövüyordu bunlara. Bunlarda hemen geri vites yapıp "Tamam kardeşim" tarzında davranıp gardan uzaklaştılar. Tren hareket etmeye başlayınca Arkadaş "gelsenize lan" tribine girdiler. En şerefsizleştikleri hadise bu oldu.

Sonra Pendikte Sakaryaspor Polarlı bi eleman gördük Adabazar tarafına gidecek bekliyordu. Trenden en az bin kişi bağıra bağıra küfür etmesine rağmen sağa sola bakarak duymuyormuş ayaklarına girdi. Ancak yanında iki teyze vardı çocuğa baktılar o da kalktı gitti. Anlayacağınız daha yolda olay olacağı belliydi.

Kartal çarşısını geçtikten sonra apartmanların arasından trene bir sürü taş geldi "dan dun" seslerini duyduk ve Sanki savaşa gidiyor muşuz hissine kapıldık. 16-17 yaşındaki gençlere bir baktım yerlere kapaklanmış sanki siper alıyorlar. Çok güldüm..

Kartal İstasyonunda indik karşımızda polisler bir rota çizmişler o yol istikametinde stada doğru gidiyoruz. Herkes omuz omuza, kol kola vermiş gittik stadın dibine kadar saat 13:50 civarı filandı. Stad kapısına geldiğimizde bir baktık trenden inenden fazla adam kapıda bekliyor. Ozan başkanla birbirimize umutsuzca baktığımızı hatırlıyorum..



Erman başkanı ve Özgür başkanı kapı önünde polislere dert anlatırken gördüm. Sonra Özgür başkan elektrik trafosunun üstüne çıkıp elindeki biletleri yırttı "Dışarıda kimse kalmayacak ulan" dedi ve hepimiz gaza gelip alkışı kopardık. 2-3 bin adam stad kapısındaydık ve maç başlamıştı. Arkadan, yandan, önden, sürekli bir sıkıştırılma içine girdik.

Tam kapı açıldı oh içeri gireceğiz dedik ki içerden çıkan polisler kapıdakileri joblamaya başladı. O sırada içerde polisleri engellemeye çalışan Muammer Çelik vardı. Sonra dışarda bizim daha önceden etrafımızı saran ve sürekli sıkıştıran polisler joplamaya ve biber gazını allah ne verdiyse sıkmaya başladı.

işte o sırada bu videoyu çekmiş İHA .




videoyu görünce daha bi kötü oluyorum hep bakıyorum polisin vurduklarına tanıdık.


İşte sonra stadın oradan aşağıya doğru kaçan kaçana bir curcuna yaşandı. Ne tarafa kaçsam demeye varmadı Bi kaç jop darbesi aldık ilk başta çok büyük acı duysamda ilerde göreceklerimdne sonra bu düşüncem değişecekti.

Tren yoluna doğru koşuyor herkes bende peşlerindeyim. Kaçarken, çarşı içinden geçen arabaların aynalarının olmadığını fark ettim. Bir de baktık geyik gibi seke seke vuruyorlar aynaya düşürüyorlar. Hatta birini ayağını arabanın arka camından çıkarmaya çalışırken gördüm.

Gördüklerimden sonra daha bir tempolu kaçmaya başlamıştım. Kaçtığımız yerde sıkışıp kalacağımızı bilsem böyle yapmazdım..

Geldik Kartal İstasyonuna İzmit tarafına gitmek için alt geçitten karşıya geçmeniz gerek. Alt geçit ana baba günü gibi kaçarken millet birbirini paralıyor. Alt geçite girdim Tam merdivenlerden yukarıya doğru çıkıyordum ki kolumdan bir polis tuttu "Alın bunu" dedi. Şoktaydım afalladım içimden "ulan bin tane adam var kaçan beni neden alıyorsun..." demiştim. Sonra merdivenlerden aşağıya indik polisle beraber. İşte orada Hayatımda unutamayacağım manzarayla karşılaştım. Köprü altında şıkıştırmışlar çocukları Hepsi yerde. Daha en fazla 18 yaşında olan çocuklara "gavura vurur gibi" vuruyorlar. Hatta çoğu polisin jopu elinde değildi. Yerden alıyor, yerde yatan çocuğun üzerine fırlatıyor. Sonra ya yerden tekrar jopu alıp tekrar fırlatıyor yada tekme, yumruk ne denk gelirse vuruyordu. Ve bu çocukların şucu yoktu!! Ben orada artık içeriye alsınlar veya götürsünler diye dua ettim. O kargaşanın içine benide alacaklar mıydı? diye 3-5 saniye kafa yordum. Sonra kolumdan tutan poliste gaza geldi arkadaşlarının yanına gidip yerdekilere vurmaya başladı. Ben öylece kalmıştım. Ne yapsam nereye kaçsam diye can havliyle Haydarpaşa Tarafına giden merdivenlerden yukarıya çıktım. Bütün polisler izmit yönündeki merdivenlerde veya köprü altında kendilerini tatmin ediyorlardı. Tabi ben öyle sanıyordum. Yukarı çıktığımda Bir tane normal vatandaşın olmadığını gördüm. Haydarpaşaya tren yeni gitmiş ve istasyonda kimse kalmamıştı. Sıraya geçmiş polisler vardı. Bu nasıl iş demeye varmadı. Ana avrat küfür etmeye başladılar. "Ne işin var lan senin burda amua goduum" ve daha nicesi. Sıraya dizilmişler dedim ya. Her polis önünden geçişimde bir jop darbesine ve sorguya tabi tutuluyordun "Ne işin var la amua goduum?!" Yaşı benden küçük polisler vardı. Daha bıyığı terlememiş, kendini buralarda tatmin etmek isteyen insan müsvetteleri gördüm.

Hele biri atkımı gösterip "bu ne lan g.t, çıkar onu çabuk ne işin var burda" demesin mi. Atkı takmak suç mu be.. Tabi en çok birşey diyememek koyuyor adama. Ben dedim "trene binicem" can havliyle "siktir git karşıya" dedi. Karşısı izmit istikameti oluyordu. Karşıya baktığımda hep bizim çocuklar ve önlerinde polis vardı. Suratlarına biber gazı sıktılar çoğu yere düştü ve yere düşenlere jopla vuruyorlardı. İsrail de filistin li olsak böyle muamele görmezdik heralde. O haldeyken bile o adamlara acıdığımı hatırlıyorum.

Polis bana hala arada vuruyor "ne işin var lan burda amıua goduum" diyip duruyor. Bende her seferinde "trene bineceğim" diyorum.. sonra Bana "git karşıya o zaman" diyor. Yürüye yürüye istasyonun sonuna gelmişim onlarca polisin önünden geçmişim adam bana geriye dön diyor. Ben de haydarpaşa tarafını gösterip "ben bu tarafa gidicem" diyorum.
artık düşünün halimi.. "Adam siktir git lan o zaman" deyip tekmeyi basıyor. Rayların üzerindeyim.. O an bir tren gelse Sakaryalı Aykut vakasını tekrar yaşayacaktık.. Ne hikmetse sonunda şans mı ne. Benim rayların üstünde olmadığım taraftan banliyö geldi ve gebze yönüne gidiyor. Ama karşı tarafa çıkamıyorum arada hem tren var hem baktım polisler bizim çocukları trene bindirmiyorlar. Öyle bir anki ne yapacağıma ben karar vermedim sanki. banliyo treninin kapısına atladım tren yolundan. Kapı açılmıyordu içerdekilere seslendim içerden açtılar kapıyı o sayede bindim trene.

Hayatımda bana bu kadar garip bakıldığını bir daha görmem inşallah. Trene bindiğimde serüven sürüyordu herkes bana bakıyordu neyse tren kartaldan kalktı ama dışarda bir sürü taraftar vardı ve polis hiç birini trene bindirmedi. Böylece gebze'ye kadar gittim ama ayağım feci ağrıyor ve topallıyordum....


Yoruldum yaz yaz devaminida sonra yazarız. siz şunu okuyun

11 Haziran 2008 Çarşamba

Sahaya Atlayın



İşte Kocaelisporlu arkadaşlar. Portekiz maçı öncesi oraya buraya salça oluyorlar. Tabiiki pankartı içeri sokamamışlar, madem öyle sahaya atlayın diyorum. İsviçre polisi bizimkiler gibi direk biber gazı sıkmaz, içeri alırlar o ayrı.

Terimo yüzünden Bile bile lades olsakta heryerdeyiz..!!

İsviçre de Hodri Meydan

3 Haziran 2008 Salı

Ölümüne 2



Dün akşam fatih terim açıklama yaparken Orhan pamuk'a inat ölümüne gidiyoruz havası yarattıki biz böyle olunca hep g.t olup dönüyoruz nedense. Zoru seviyoruz triplerine girmiş gene, sakatlıklardan çok bahsetti. Cannavaro sakatlığı yüzünden italya milli takımı kadrosundan çıkarılmış. 34 yaşında heralde son şampiyonası olacaktı olmadı. Adamlar kadrodan çıkarıyor ama Fatih Hoca dün akşam oyuncuları için "sakat olsalarda kimse anlamayacak" , "ölümüne oynayacaklar" manasında laflar etti. Anlamadığım madem sakatlar var niye devreye girebilecek başka oyuncular düşünmüyoruzda kolumuz bacağımızda kopsa oynacayağız tribine giriyoruz. Orhan Pamuk'un demek istediği buydu belkide. Olsun öyle bile olsa o demesin. Ölümüne ordayız.. Hodri Meydan herkese!

2 Haziran 2008 Pazartesi

Kongreye Gel 2


Pazar günü gerçekleşen kongreyi evden takip ettim. İzlerken gitmemekte ne kadar doğru bir tercih yaptığımı gördüm. Sağolsun tv41 ve kocaeli tv canlı veriyordu. Yayın kalitesi kocaelitv'de daha iyi ve spikerin sesi Orhan balcı'dan daha iyi olduğu için kocaelitv'den izledim. Belediye başkanının dev posterini görmemek mümkün değildi iyi şov yaptı. Neyse zaten belliydi.

Sinan Sipahi ve Serhan Gürkan'ın konuşmalarına bakarak ikisinide başkan seçmezdim. Neden mi. Seçim haftasına girilirken Serhan Gürkan o kadar giderci konuşuyorduki. "yeni hedef şampiyonlar ligi" demeye varmıştı iddiaları. Hepimiz ağzımızda salya akıta akıta sevinmiştik. Kongrede önce Sinan Sipahi Konuştu ancak kimse kusura bakmasın daha konuşması yöneticiliğe aday biri gibi durmuyordu adamın. Sanki üçyolda karagözlerin yerinde iki bira içmiş gelmiş gibiydi. Kongredeki konuşma metnini kağıttan okuması ve o kadar kağıta rağmen pek birşey anlatmaması beni üzdü. Öne çıkanlar, Serhan gürkan yönetiminin amatörce yönetildiği, sırtını belediyeye dayadığıydı. Kendisi yönetiminde belediyeden tek kuruş istemeyeceğini daha önceden söylemiş bu söylemle dikkat çekmişti. Kongrede o kadar sert olmasada yine aynı manada laflar etti. Yönetim öz kaynaklarını 11trilyon olacak dedi. Diğer gelirler ki ne olduğunu çözemedim bunlarla beraber 30trilyonluk bütçe dedi. Zaten başkada bişey demedi. Sırf paramız var şeklimiz yeter havasındaydı.

Serhan Gürkan'ın konuşması çok renkliydi. Daha ilk başta farklı olduğunu gösterip ben kürsüde konuşmam dedi salonun içinde gezindi durdu. Tek tek yöneticilerini çağırdı ki en çok güldüğüm hadise bu oldu. Popstar'a katılmış yarışmacılar gibiydiler. Herkes merakla bekliyordu başkanın cebimde dediği projeleri. Bide baktık başkan belediyeden klüp tesislerini güzelleştirmesini istedi, bursaspor'a bursa sanayi odası otobüs vermiş. Bizde bizim sanayi odasından isteriz dedi. "Heralde asıl projelerini açıklayacak bunlardan sonra" derken bide baktım konuşma öyle böyle gitti. Hep bi gariban edebiyatı vardı nedense. "Günlerdir bahsedilen kurtuluş reçetesi bir otobüs ve tesislerin yenilenmesi miydi?" diye sormadan edemedim. bu kadar mı yani bi yönetimin projeleri. Ha birde Şevki Demirci denen şahsı yönetime nasıl almış Serhan Gürkan aklım almıyor. Yönetimi son dakikada açıklamasının sebebi bunlar heralde. birde Sanayi bakanının yeğeni diye bi adam çıktı piyasaya. Medyaya konuşurken kocaelisporu siyasete alet etmeyeceğiz diyor ancak bütün siyasetle bağlantılı olan adamları yönetime alıyor. Olmuyor bunlar

İki başkandan saçma sapanda olsa bişeyler anlatabilenin kazanması elimizdekinin iyisi gibi. Hodri meydan Serhan Gürkan'ı destekleyecek demiş ve büyük ihtimal o kazanacak demiştim zaten öylede oldu. Hayırlısı olsun diyoruz yönetim hiç içime sinmesede Kocaelispor başkanını kutluyorum.

Sanırım tarihimizde ilk defa yönetime bir bayan Rukiye Acar girdi onuda ayrıca tebrik ediyorum.

yönetimi oluşturanların listesi : Muammer Çelik, Şevki Demirci, Muharrem Genç, Soner Aydın, Ahmet Tandoğan, Mustafa Kurt, Murat Karayel, Ömer Efe, Sami Durmuşoğlu, Mustafa Dabak, Kerim Bayramoğlu, Erhan Çağlayan, Yaşar Can, Levent Kılıçarslan, Ömer Gül ve Rukiye Acar.

29 Mayıs 2008 Perşembe

Çarşı Pazar Farketmez Hodri Meydan Affetmez


Çarşı lavedildi diye açıklamıştı Alen "haber".

Olmadı bu Alen efendi. Biz geldik, Siz gitmeyin.