6 Mayıs 2014 Salı

Ömür Boyu Sürecek


2 Mayıs 2014 Cuma

Çocuk - İbrahim GÜRSEL



Acaba görebilecek misin o günleri?
Kocaelispor’un yeniden şampiyonluk şarkıları söylediğini?
Yaşın kaç senin…
Kocaelispor ne demek biliyor musun?
Kim anlattı sana?
Nereden öğrendin?
Sana söz çocuk.
Bu takım yeniden ayağa kalkacak.
Seninle yürüyecek bu yolu.
Tutacaksın elinden, kaldıracaksın ayağa.
Haydi kalk diyeceksin.
Haydi, sen daha çok gençsin.
Ben oldukça asla ölmeyeceksin.
Yeni destanlar yazacaksınız birlikte.
Sakın bırakma elini.
Çünkü sen tuttukça o eli, Kocaelispor ölmeyecek.
Sonra bir gün gelecek, sen de birilerine bırakacaksın bu bayrağı.
İşte o güne kadar bu bakışları kaybetme olur mu?
Karşılıksız, saf ve içten olsun hep.
Sakın kirletme o tertemiz yüreğini.
Kirletmelerine izin verme.
Yüreğine sağlık senin.
Seni o gün orada gördüm ya,
O mahşeri kalabalığın arasında.
Artık korkmuyorum.
Üzülmüyorum da.
Mutluyum diyeceğim neredeyse.
Bakma sen ağladığıma,
Sevinç gözyaşı bunlar.
Sen varsan, ben sevinç doluyum be çocuk… 

26 Mart 2014 Çarşamba

Ben lafa değil önümüzdeki maçlara bakarım

“Muhterem vatandaşlar, aziz hemşerilerim, bizim her türlü fikre karşı hürmetimiz vardır. Onun için rica ediyorum, müsaade edin konuşsun, ‘ak’ koyun kara koyun seçilsin! Herkesin niyeti anlaşılsın! Bir hakikat kalmasın alemde allahım nihaaaan!” -Zübük

transfer sezonlarında gazetelerin spor haberlerini okumam. çünkü yalanın bini bir paradır.
seçim öncesi vaatlerde aynıdır.

“Japonya ve Amerika ile konuştum, yabancı sermaye ülkemize akacak. Suudi Arabistan cami projemize, Amerika baraj projemize, Japonya fabrika projemize yardım edecek.”  -Zübük

Kocaeli'de her aday vaatlerini anlatırken boynunda bir Kocaelispor atkısı. Herkes Kocaelisporluymuş(!) meğer?! Sanki belediye meclisini seçerken ilk 11 belirliyormuşuz gibi..

Adaylardan biri 3 yıl sonra süper ligdeyiz diyor. karşı parti hemen atağa geçmiş. stad inşaatı yapıyoruz 2 yılda biter ve 2 yıl sonra süper ligde oynayan bir Kocaelispor olacak.
şimdi beklemede herkes. şuan 2 yıl en kısa süre gibi görünüyor.

Fakat bence yeterli değiller. Adaylara önerim; 1 yıl henüz boşta duruyor. biri hala 1 yıl sonra süper ligdeyiz demedi.
1 sene sonra süper ligdeyiz dese ya biri.
Üstüne hızını alamayıp 2. sene sonunda avrupa kupalarına gideceğiz, bu şehir bunu hak ediyor falan dese. Sonra bir diğeri, ne avrupa kupasııı şampuanlar ligiiiii...

Şimdilik stad yapılıyor, eski stad yerine AVM yapılacakmış AMK.

“Ağır sanayi hamlemize karşı çıkmak istiyorlar. Buna engel olmak isteyen bedbahtlar çıkabilir, onları da biz ezeceğiz.” -Zübük

Seçim öncesi herkes Kocaelisporlu ama ben lafa değil önümüzdeki maçlara bakar bakar ağlarım..

27 Aralık 2013 Cuma

daha da kötüsü olamazspor


Kocaelispor tarihinin en kötü günlerini yaşıyor ki biz bu cümleyi her sene kurar olduk. Her sene, “daha da kötüsü olamaz” diyecekken lafı ağzımıza sokuverip, daha kötüsü ortaya çıkıyor.

Kulübe haciz gelir, ‘daha da kötüsü olamaz’.

Kulüp başkanı gözaltına alınır, ‘daha da kötüsü olamaz’.

Futbolcular telefon şarjlarını bile tesislerde yapamıyordur ‘daha da kötüsü olamaz’

Elimde bi çanta para var, kulübü kurtarmaya geldim diyen adamı şakşaklarız ‘daha da kötüsü olamaz’

Bi çanta dolusu parası olan adamın paraları sahte çıkar ‘daha da kötüsü olamaz’

Adamı kulüp başkanı ve taraftarlar döverler, adam dolandırıcı çıkar ‘daha da kötüsü olamaz’

Davids, ne Kocaelispor’u booolm der ‘daha da kötüsü olamaz’

Sırp sorunu yine hortlar (borçlar bitmez)‘daha da kötüsü olamaz’

Büyükşehir belediye başkan adayı olan Sefa Sirmen, Kocaelispor’un yeri şampiyonlar ligidir, bütçemiz 200milyon dolar olacak der. ‘daha da kötüsü olamaz’

Karaosmanoğlu bi durur 201 milyon dolar demeyi düşünse de demez ‘daha da kötüsü olamaz’

Çaykur rizespor maçında Karaosmanoğlu’nun Rizeli olduğu hatırlanır tüm stad küfür eder ‘daha da kötüsü olamaz’

Belediye başkanı, “bana küfür ettiler der” ve sırt çevirir, ‘daha da kötüsü olamaz’

Belediye başkanı “benim Kocaelisporla işim olmaz” der ‘daha da kötüsü olamaz’

Süper ligde yıldız transferler yapınca belediye resmi sitesinde gurur tablosu olarak paylaşanlar, böyle bir takımın adını dahi anmaz olurlar. ‘daha da kötüsü olamaz’

Buca deplasmanında forması olmadığı için oynayamayan futbolcular olur bu takımda‘daha da kötüsü olamaz’

Uzun kollu forması olmadığı için, kar altında kısa kollu formayla maça çıkar bu takım‘daha da kötüsü olamaz’.

Serdar Topraktepe maç sonunda tribünlere gelip, ne olur bizi yalnız bırakmayın der ‘daha da kötüsü olamaz’.

Kocaelispor kapanıp, FK olacak denir ve tüm futbolcular FK olur‘daha da kötüsü olamaz’

Yaşatmayı beceremediğimiz gibi öldürmeyi de beceremeyiz, Kocaelispor ve FK diye iki takımımız olur ‘daha da kötüsü olamaz’

Aynı renkte, aynı şehirde, aynı sahada, tanıdık bildik adamlar ama takımlar farklıdır. Kim hangi takımı tutacak şimdi? ‘daha da kötüsü olamaz’

Fklı Kocaelisporlular ve Fksız Kocaelisporlular olarak ikiye ayrılırız ‘daha da kötüsü olamaz’

Hükümet düşer, enflasyon düşer, Kocaeli babayı düşer! (her sene bir lig aşağıya ineriz) ‘daha da kötüsü olamaz’

Zamanında milli takımın bile kamp yaptığı Kocaelispor tesislerinden, Kocaelispor sokağa atılır ‘daha da kötüsü olamaz’

Tesisler Kocaelispor’un malı değil, kiracıydı parasını vermedi çıkardık derler ‘daha da kötüsü olamaz’

Tesisler otel olur, Kocaelispor daha önce kendi tesisleri olan otelde müşteri olarak kamp yapar ‘daha da kötüsü olamaz’

Belediye Otel’e ruhsat vermez ama ruhsatsız otelde kamp yapılır. ‘daha da kötüsü olamaz’

İzmit Belediye başkanı Nevzat Doğan, Kocaelispor tesisleri adı altında bir yer yapar mülkiyeti kimin bilmiyorum fakat; asılan reklam afişlerinin, reklama harcanan paranın yarısı maliyetle yapılmıştır. ‘daha da kötüsü olamaz’

Yeni belediye seçimleri öncesi herkesin dilinden düşürmediği, borçları erteletenlerin bile kahramanmış gibi göründüğü bom bok bi durumdayız. Daha da kötüsü her seferinde oluyor ve olacak gibi görünüyor. Yeter fişi çekin, neşteri vurun anılarımız kalsın.. biz sevenler hep güzel anıları hatırlayalım.. son nefesini vermeye çalışan takımdan bile bir şeyler koparmaya çalışan siyasiler, gidin yılbaşı akşamı taksimde turistleri elleyin, bizi bırakın öleceksek adam gibi ölelim...

30 Temmuz 2013 Salı

Körfezli Kemal


Bernard Shaw;

"Yeryüzünde hüküm süren kuvvet, hayatın değil ölümün kuvvetidir" der.

Yine Mevlana;

"Ölüm, yaratılanın yaratana kavuşmasıdır, Şeb-i Arus'dur" diye yorum getirir.

Socrates ise ölüm döşeğinde yatarken;

"Artık ayrılık zamanı gelmiştir. Ben ölüme gidiyorum, siz ise hayata...Bu yollardan hangisi daha iyi bunu ancak Tanrı bilir" diyerek etrafında fırtınalar estirmiştir.

Bizler de Körfezli Kemali uğurlarken, geri dönülmezliğin korkunç çaresizliğini yaşadık.

Bir İzmit beyefendisi ömrünü tamamlamış yaşama elveda diyordu.

O kalbi "insan" sevgisiyle yoğrulmuş bir dostumuzdu.

İnsanı "İNSAN" yapan değerleri taşımak zordur.

Bu yük ağırdır.

Diklik, metanet, yürek ister.

Bükülmemek, satılmamak gerekir.

İşte Kemal, onca sıkıntının içerisinde "ADAM" gibi yaşadı.

Üzmedi, ezilmedi, kişiliğinden asla ödün vermedi

Tribünde onunla olmak, deplasman yolculuğu yapmak bir keyif, onu tanımak ise büyük şanstı.

Bana en büyük Kocaelispor taraftarı kim diye sorsalar,

tereddütsüz işaret edeceğim ilk kişi Körfezli Kemal'di.

O her pazar gününü Kocaelispor için rezerveeden,

Zeytinburnu'nda Yeşil-Siyah atkıyla dolaşan,

dostlarını, maçsız bırakmamak için yüzlerce kilometreyi kat ederek bilgisayarından doksan dakika heyecanla yayın yapan gönüllü spikerimizdi.

Ya onun gibi olamayıp da, kendini adam sananlara ne diyeceğiz.

Bir tarafta Kocaelispor'u Kemal gibi CANDAN sevenler, diğer tarafta da Kocaelispor'un CANINA kastedenler...

Soyanlar, kasasını boşaltanlar, borçlandıranlar sonunda da batıranlar halen İzmit'teler...

Buradalar, İzmit'in havasını soluyorlar ve utanmadan yaşadıklarını sanıyorlar.

Gün gelecek onlara hesap sorulacak... Ama bu dünyada ama öbür dünyada...

Bu sorgu gerçekleşecek

Bundan hiç kuşkum yok.

Kocaeli halkı bu davanın tarafıdır.

ADALETİN tecelli edeceği günü sabırla beklemektedir

"Gücün” sökmediği, "Rüşvetin" geçmediği o an geldiğinde taraftarlarımızın

"Helal etmiyoruz" diye haykırdığını şimdiden görür gibiyim...

Değer mi derseniz, onlar düşünsünler...

Elbette ki CANDAN sevenlerle, CANDAN edenler bir OLMAYACAKTIR

Biz sevenleri olarak dostumuz Körfezli Kemal'e hakkımızı helal ediyoruz.

Varsa da Kocaelisporun Kemal'den değil, Kemalin çıkarsız hizmetiyle, emeğiyle Kocaelisporda hakkı vardır.

İnanıyorum ki o da "Helal ediyorum" demeden dünyayala ilişiğini kesmemiştir.

Yine küçük yaşta şehit olan, yakın bir zamanda toprağa verdiğimiz renkdaşımız "EREN"imizi de unutmadık, unutmayacağız

Kemal Ağabeyi çok sevdiği Eren'e kavuştu.

Yeşil-siyaha sevdalı iki CAN ebedi hayatta buluştular.

Sizler,

Hep kalbimizde olacaksınız.

Dualarımız sizinle...

Hakkımız varsa helal, CENNET mekanınız olsun

Erdoğan Çalın


3 Nisan 2012 Salı

10 yıl önce - Kocaelispor 4 - Beşiktaş 0

10 yıl önce bu akşam Kocaeli'deki tüm kalpler Bursa'da atıyordu.. Şehir bayraklarla, yeşil siyah balonlarla donatılmıştı..
Maç sonrası Milliyet'te çıkan haberler ve bazı köşe yazıları;







Attila Gökçe



Ömer Üründül



Bilgin Gökberk



29 Mart 2012 Perşembe

Televizyon Efsanesi Şok

Şok programını bi ben mi izlemiştim? bi ben mi hatırlıyorum diyordum, televizyon efsanesiydi bana göre, yazmıştık daha önce, Televizyon Efsaneleri başlığında.

Bugün Yılmaz Özdil öyle güzel yazmışki okurken yarıldım tekrardan.
Yılmaz Özdil yazısı

Yıllar sonra kimse hatırlamayınca, sadece bize özel program yapmışlarda bana çaktırmamışlar heralde demiştim. Demekki öyle değilmiş, Yılmaz Özdil'de izlemiş.


"Aynaya saç spreyi sıkın, televizyonu aynadan seyredin, böylece Cine5'in şifresi kırılıyor" bunu duymayan var mıydı o dönem allaasen

21 Mart 2012 Çarşamba

Avrupa Kenti Kocaeli

Farkına varmasak bile, Avrupa kenti’nde yaşıyoruz.
Mesela; elinize bir bira alıp sahile indiğinizde, yunuslar gelip sizi uyarıyor.
Mesela; belediyenin övünüp en güzel projesi olarak gösterdiği Seka Park’a gidip iki bira içebileceğiniz bir mekan yok. Parkta oturup iki bira içseniz ki zaten satın alacak yerde yok, güvenlikler gelip hemen sizi uyarıyor, üstelerseniz polis geliyor. Kocaman Seka Park’ta rakı balık yapabileceğiniz yer yok. Sevgilinizle el ele tutuştuğunuzda bile, daha ileriye giderlermi acaba diye güvenliklerin gözü üzerinizde.
Mesela; eskiden gidip eğlenebilinen, restoranları, barları olan eğlence deyince yazın akla ilk gelen yer fuardı. Avrupa kenti yolunda fuara cami yapıldı ve neredeyse bütün içkili restoranlar, barlar kapatılıp ya kültür merkezi(!) veya düğün salonu oldu.

Mesela; İstanbul’dan İzmit’e maça gelseniz, İsmetpaşa Stadından çıktığınızda, dolmuşa binip otogara gidemezsiniz. Paranız olsa bile dolmuşa binemezsiniz. Çünkü Avrupa kentimizde belediyemizin bir dev projesi daha; Kent Kart var. Eğer kent kartınız yoksa yandınız. Fellik fellik sağdan soldan büfelerden, bakkaldan, telefoncudan filan kart almak için önce dolaşırsınız. Şanslıysanız boş kart ile birlikte içine lira doldurmanızda gerekecek. Otogara gidiş sizin için 5tl (boş kart) + 1.75tl (biniş ücreti) olarak 6.75tlye mal olacak. Bu şanslı olduğunuz durum. Eğer şansınız yoksa o büfelerde boş kart kalmamıştır veya sadece kart dolumu yapıyorlardır. O halde ne yapacağınızı bilemez bi halde minibüsçüye böyleyken böyle, kart alacak yer yok, parayla binemiyor muyuz? dersiniz. O da yasak der. Belediyenin çözüm masasınız ararsınız telefonunuzla, sorunu yetkililere ileteceklerini ama çözüm masasına gidip dilekçe doldurmanızı söylerler. “ulan ben otogara gidemiyorum, çözüm masasına gitmeye kalksam neler olacak” dediğinizde, şoför sizden para almaz onunla muhatap olmak zorunda değilsiniz, yolculardan birinden rica edin sizin yerinize çeksin kartını cevabını verirler. İşte avrupa kenti belediyesinin süpersonik çözümü bu olur. Bu pratik çözüm karşısında apışıp kalırısınız. Meğer ne kolaydır, sorun sizden kaynaklıdır aslında yoksa çözüm gayet basit. Ama yine şanssızsanız ve bozuk paranız yoksa, bu sefer para bozdurmak için dolaşırsınız. Paranızıda bozdurdunuz mu? yolcuların insaniyetine kalmış, emrah modunda boynunuz bükük adama parasını verip kartını çeker ve siz yaklaşık yarım saat sonra dolmuşa binmiş olursunuz.
Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Karaosmanoğlu “Çalışınca oluyor” diye bir kitap yazmış, 408. sayfada “Kocaeli bir avrupa şehri” diyor. Pişmaniyeden, Hereke halısından bahsetmiş avrupaya bunları tanıtmamız gerektiğini söylemiş. Avrupalılar bizi tanımıyor demiş. Bence tanımamaları daha iyi sayın başkan, tanısalar bu süpersonik çözümlerimizi bilseler onlar bile şaşırır donar kalırlar diye düşünüyorum. Avrupalıyı çok sevdiğimden değil ama insanı sevdiğimden bizden uzak durmaları onlar adına hayırlısı olur.

Bazen diyorum bende çok şey istiyorum, oysa Süpersonik belediyemiz twitter’dan halka yardımcı bile oluyor. Benim attığım tiwit üzerine mail adresimi istediler, gönderdim. Kent karta nasıl ulaşacağımı sordum, cevap olarak;

Kentkart dolum noktalarının yerlerini ve çalışma saatleriyle alakalı bilgi için kentkart iletişim telefonu 0262 227 00 09 nolu telefondan bilgi alabilirsiniz...
Bilgilerinize sunulur.


Hepsinin gözlerinden öper, inşallah bigün kent karta muhtaç olurlar ve üzerlerinde kartları olmaz diyorum.


Kent kart çilesi tüm Avrupalı Kocaeli halkına hayırlı uğurlu olsun.

9 Mart 2012 Cuma

Henüz Ölmedik

Hala bizi hatırlayanlar var;

Efsane İbriç ve oğlu Damir ile ilgili haber yapılmış. İbriç, Damir için ;
"Damir, Saraybosna Milli Takım formasını giydi. Ancak Türkiye'de şans verilmediği için kendisini gösteremedi. Maddi sıkıntı nedeniyle elektrik ve suları kesik olan, aylardan beri para ödenmeyen Kocaelispor'a faydalı olabilmek için üç maçtan beri Kocaelispor formasını giymeye başladı. Son iki maçta iki gol atarak kendini gösterdi"
demiş.

Zeki Uzundurukan, yazısında; "Bir Futbol Kenti Ağlıyor" diye bahsetmiş.

Büyü Bozuldu


Hayatımda pek futbol kalmadı. En azından izleyici olmaktan çıkmış gibi görünüyorum. Zaten bizim memlekette oynadığımızın futbol olmadığını düşündüğümden, gayet normal. Arada bank asya maçlarına bakıyorum. Soğan ekilmiş, soğanlar büyüyüp toplanınca orada futbol oynayalım tarzı stadlarda ne oynayacaklar zaten. Süper dedikleri ligde hiç maç izlemedim galiba, arada denk geldiysede ilgimi çekmedi hiçbiri. Zaten premier lig izlemek gibi artık elit futbol sever olduğunu belli etmeye çalışan tiplere uyuz olduğumdan ve lig tvye para vermediğimden ondanda geçtik. TRT’nin almanya ligini katleden yorumlarıyla çekilmeyen bi bundesliga. Tek kalan ispanya ligi, ntv yayını kalıyor. Orada da barcelona diye bir şey var. Tanımlayamıyorum. Hani felsefeciler işin içinden çıkamayınca şey, derler. Ahanda barcelonadır o.

Aylarca maç yapmayıp, “bi takım kurunda bu hafta maç yapalım” diye halı sahaya gittiğimizde, kaşarlaşmış süper lig futbolcusu gibi kaldığımız maçlar geliyor aklıma. Rakipteki adamlar pırpır koşuyor, biz 5 dakika sonra pertiz. Sanki barcelona rakipleride böyle seçiyor. Rakipler kahvede okeye dönerken “hadi bi maç yapalım” demişlerde bunlara rakip olmuşlar gibi.

Dün akşam Ath. Madrid – Beşiktaş maçını izledim. Herkes Veli’nin sol bek olamayacağını yazmış durmuş. Ben sağ bek oynayan İbrahim Toroman’a hayran kaldım. Nasıl yapıyorsa her attığı pasta takım arkadaşına bombayı atıyordu. Hani mahallede top oynarken arkadaşımıza doğru abanıp onu zımbalamaya çalışırdık, öyle gerzek bi hareketimiz olurdu. Toroman böyle pas atıyordu dün akşam. Veli sol bekte olmamışta, Toroman olmuş mu yani?

Son olarak aylar sonra iddaa’da bir kuponum tuttu. Burada bazen maçları yazıp nasıl patladığımı paylaşıyordum, bana küfür etmeyin notunu ekleyerek. On haftadır kaybetmeyen takımın kaybedeceği haftayı, son sıradaki takımın ilk galibiyetini, sonuncunun birinciyi yendiği, o maça oynadım diye 3-4 kırmızı kart veya bi o kadar penaltı olan maçları hatırlayan çıkabilir. İddaa diye Takımların kaderiyle oynuyordum. Kocaelispor maçı ilk kez iddaada yer alınca 4 maç yaptım. Biri Kocaelispor – Balıkesirspor. bu sezon ilk defa 2-0 öne geçmemize rağmen 2-3 maçı kaybetmemizin suçunuda kendimde aradım. 4 maçtan tutanda olmadı. Ancak dün akşam avrupa ligi serinletti ve büyüyü bozdum. Artık buradan iddaa kuponu bile paslaşabilirim. çok para almasakta, çay ısmarlayabilirim size =) önemli olan; tuttu, büyü bozuldu.