03.05.2009

Er Gazinosunda Futbol aşkı

burada bi saat bile ay gibi geliyor insana o yüzden uzun zaman oldu nete girmeyeli diye başlayasım vardı posta.. dün aşı olduk koyun gibi geçtik sıraya biri sağda biri solda iki kişi aşı vurdu. ne aşısı diye sorduğunda "geç geç sıradakii" dediler.
neyse aşı olduktan sonra serbest olmamız iyi tarafıydı. özel harekat tarafından eğitiliyoruz burda. kısaca JÖH (jandarma özel harekat) diyorlar. yat kalk çök kalk yat sürün komutlarını perşembe ve cuma bolca duyduk. bi süre sonra düdükle yapmaya başladık ama kimse düdüğe yetişemediğinden biri yatıyor kalkmıyor filan..
futbol mevzuu pek olmuyor burda. çok mal adam var. fenerliyim galatasaraylıyım diyor adamlar ama hayatında hiç maçına gitmemiş. bi tane ankaragüçlü var bi o tribüncü. o da başka koğuşta kalıyor. dün akşam trabzon - kayseri maçını ardından malum real - barça maçını izleriz diye gazinoya indim. arka sıradakiler yoktu bu sefer lig tv açıktı yoksa diğer tüm zamanlarda o diziyi izliyorlar burda.

trabzon maçın başında 2 tane acaip gol atınca maç koptu zaten tat vermedi. ilk yarı sonuna doğru sigara içmeye çıktık dışarı. sigara içip bi telefon edeyim dedim. döndüğümde ntv açıktı maç 1-1 di. iki telefon etmeye hemen goller olmuş der demez puyol heralde bu sezonki ilk golünü attı.

o saatte yatakta olmamız gerekirken gazinoda maç izliyorduk. gol olunca herkes bağırıp çağırıyor sadece barça gollerinde değil real atıncada gooll sesi çıkıyor. az önce trabon - kayseri maçını boşuna izlemişiz diyoruz. ayrıca bu barcelonalı futbolcular insan olamaz. hani halı sahada fark açılır rakiple taşak geçmeye başlarsın ya. aynen öyleydi maç. real madrid için epey üzüldüm. bi o kadar da bu barcelona chelsea'ye nasıl gol atamaz diye düşündüm.

biz bugün Konya da acaip bi maç oynayacağız. ümit olmadan olmuyor işte. bi 3 puan yine çıldırtır insanları. Gökay'ın bi önceki postta belirttiği gibi deplasmanda sadece bi galibiyetimiz var ama inançlı olursak neden kazanmayalım? maç saatine kadar internette kalabilir miyim belli değil kalırsam lig radyo dan dinlerim. olmadı telefonla öğreniriz.

3 puanı alın gelin..

02.05.2009

3ü 1 arada, büyük kampanya...






1-İki yazım arasında böylesi büyük bir zaman farkı olduğu için özürlerimi bilhassa Japonkaleyi bize emanet ederek bir başka kale olan Van kalesi civarına vatani görevini ifa için giden blog sahibimize yöneltiyorum... :) seviyoruz seni başkan. Eksikliğin de hissediliyor gördüğün gibi ...


2-İkinci konu sahadaki futbol bakımından hakkında yazılacak fazla bir şey olmayan ama yaklaşık 700 km yol geldikten sonra kendi takımlarından çok takımımıza destek olan, 41. dk'da "Körfezim bak işte" sürpriziyle bir kez daha kalplerimizi fetheden kardeşlerimizle olan maçımız. Dediğim gibi futbol çok beterliydi... sahadakilere dair aklımda kalan şeyler ; öncelikle kral Taner Gülleri'nin sahalara dönmesinden duyduğum mutluluk, serge djeaohua'nın küçük kuzenime bana "abi bu orangutan mı???" diye bir soru sorduran insanüstü vücudu , yine aynı futbolcunun Kocaelispora karşı beslediği müthiş hırsı sahadaki futbolcularımızla didişerek çıkartmaya çalışması ve ahlaklı(!) kaleci Serdar'ın geri paslardaki üstüste hataları sonucu maratonun deniz tarafında tribünün en alt sırasındaki yerimden zekası hakkındaki sesli yorumumu duyup, dönüp resmen bana bakması ve kafasını oyuna veremediğini yüzüme baka baka işaret etmesi...


3- Gelelim blogumuzun ana damarı futbolda genel olarak ülkemizde bu hafta sonu neler olup biteceğine ve özelde ise Kocaelispor'daki son gelişmelere...
Liglerimizdeki haftasonu programına göz atmak isteyenler için her türlü ayrıntıyı bulabileceğin bir link vereyim.... http://www.tff.org/default.aspx?pageID=600&ftxtID=2966
Kocaelisporumuzda ise aslında sezon başından beri var olan serdar kulbilge krizinin hafta içi tam anlamıyla patlak vermesinin ardından bu futbolcunun kadro dışı bırakılmasıyla bu futbolcunun basına yaptığı açıklamayla zaten bizlerin bildiği sporcu ahlakına sahip olmadığı husunu tescillemesine yönetimin de sert cevap vermesiyle bu futbolcunun klüpte geleceği olmadığı artık belli. Dahası taktik olarak da hepimizin çok daha fazla güvendiği Kılıçarslan'ın kaleyi koruması doğru bir hamle olacak... Antalya maçı öncesi son antrenmanda kadrodan çıkarılan İskoç Maurice Ross ise teknik heyet tarafından affedildi. Bu gelişmelerin ardından takımımız Konyasporla deplasmanda oynayacağı maça kilitlenmiş durumda zira kilitlenmek zorundayız da camia olarak. Çünkü haftalardır,kaybetme gibi bir alışkanlığı edindiğimiz rakiplerimize karşı oynadığımız final maçlarındaki kötü performansımızın bir kez daha tekrarı halinde bugün renk kattığımız bu lige el sallamak durumunda kalacağımız aşikar. Yani artık nerelerini yırtacaklar bilemiyorum ama Türkiyenin en üst ligi olarak bilinen bu ligde oynamak istiyorlarsa futbolcularımız bu maçı kazanacaklar. Kazanamamanın bahanesinin olmadığı bir maç. Zaten hocamız da Konyaspor maçı ile birlikte toplam 5 maç kaldığını ve bunların hepsini kazanmayı hedeflediklerini belirterek, "Her maça final maçı havasında ve mutlak 3 puan için çıkacağız. Konya maçı da bunlardan biri. Kazanmaktan başka bir şey düşünemeyiz" demiş. Maçın bir de istatistik yönü var ki bu maçta artık istatistik oluşturan değil hakkımızdaki istatistikleri değiştiren bir sonuç almak zorundayız. Şöyle ki deplasmanda oynuyoruz ve koskoca sezonda deplasmanda sadece 1 galibiyetimiz var. Bu tek galibiyetin şampiyonluk adayı takımlardan birine karşı fantastik bir şekilde alınmış olması deplasmanlarda kötü olduğumuz gerçeğini saklamaya yetmiyor. Son olarak istatistik konusuyla ilgili olarak futbolda istikrar denildiğinde akla gelen ilk isim olan Sir Alex Ferguson'un sözünden bahsetmek istiyorum üstad demiş ki " İstatistiler mini etek gibidirler,çok şey gösterirler ancak asıl gösterilmesi gerekeni gizlerler." işte asıl gösterilmesi gerekip de görünmeyen gerçeği futbolcularımızdan göstermelerini bekliyoruz...Unutanlar olmuş olabilir ama yeter ki siz unutmayın Siz Kocaelisporsunuz,Biz Kocaelisporuz...

25.04.2009

Manası Yok!

18.04.2009

Var mısın yok musun???


Oldukça popülist bir benzetme olacak ama Kocaelispor camiası olarak durumumuz tam da başlıktaki yarışmaya benziyor son iki haftada alınan yenilgilerin ardından. Bu yenilgilerin sebepleri ile ilgili değişik tartışmalar çok yapıldığı için onlara girmeden mhk'daki "hamdi beylere" ufak bir selam göndererek ben yarınki "kutu"ya geçmek istiyorum. Kutuları açtırdık açtırdık açtırdık... 28. kutuya geldik. Dönüp geriye baktığımızda krmızılar çok çıkmış ki durumumuz sıkıntılı. Maviye çok yaklaşıp kırmızıyla sonuçlandırdığımız birkaç kutuda durum tam tersi olsa şimdi gelen teklifler daha umut dolu daha tatminkar olurdu.Neyse geçmişte yaşayacak değiliz.eğer bu ligde kalmak istiyorsak,ki düşmeyi haketmediğimiz aşikar, şimdi bize yarın mavi açtıracak,umutlarımızı son kutuya kadar götürecek öyle bir sinerji lazım ki önümüze daha bir umutla bakalım... Samiyenin kale filelerinde tüm mavi kutuları açan kralımız yok, 41 numaralı kaptanımız babasını kaybetmiş(Allah rahmet eylesin,başı sağolsun) ama biz umutluyuz. Orada her deplasmanda olduğu gibi kaç kişi olacağını kestiremediğim bir sinerji unsuru olacak,bjk maçını tvden takip etrafımdaki yorumlardan gurur duyduğum bir koro... Son olarak başlığa geri dönecek olursak ; yazımın başında selam ettiğim "hamdi bey"ler!!! Biz Ligden düşmeye YOKUZ...
Haydi KÖRFEZ, oluştur şu sinerjiyi...

Denizlispor- Kocaelispor
Tarih:19.04.2009
Saat:14:00
Stat: Denizli Atatürk Stadı

16.04.2009

Japonkale Öksüz Kalmayacak

Başkan Askere gittiğinden beri giremedik Bloga, onun bir süreliğine devrettiği bayrağı taşımaya çalışacaz bundan sonra o gelene kadar bişeyler yazmaya çalışacağız bakalım.

11.04.2009

"penaltı pozisyonu tartışılır"


bunu diyen insan olamaz! adam kolunu saklıyor atlarken. dirseğine çarpıyor hakem penaltı veriyor. peki ne yapsaydı bu adam penaltı olmaması için? bana biri bunu yazsın. mağlubiyeti buna bağlamıyorum elbette. zaten bi gol yedikten sonra mağlup olacağımız belliydi. öyle oynuyorduk ama bu Bülent Yıldırım denen insan müsveddesinin bizi katletmesine gerek var mıydı? beşiktaş eşek yüküyke para dağıtıp bir sürü oyuncu almış. biz oyuna sokacak adam bulamazken onlar sonradan oyuna Holosko'yu alıyor. Peki Bülent Yıldırım senin ve senin gibilerin yardımıyla şampiyon olsalar ne olur? bi de bunu istiyorum. gidip yine 8 yemek için mi yardımcı oluyorsunuz bu adamlara! şampiyon olsunlarda rezil olsunlar diye mi? burda siz onları tatmin edin Reşad ise bir daha penaltı olmasın diye toplara atlarken kolunu kıçına soksun he? ne dersin? yoksa sen mi istersin?!!
medya fareleri eşşoluları bu lafa yaslanıyorlar hemen neymiş tartışılırmış! bende onlara soruyorum "peki bu adam neresine soksun kolunu daha ne kadar saklayabilir?!!"

10.04.2009

yeni adresim


VAN İL J. K.LIĞI

kısa dönem van gölü canavarı...

09.04.2009

Kocaelispor - Beşiktaş

video

Hatırlamalı o güzel günleri

07.04.2009

Polis Yoksa Futbol Yok!?


Kocaeli 2. Amatör Küme de Cumartesi Günü Kavaklı Stadı'nda oynanması gereken Hisareyn - Derince Gençlerbirliği maçına polis gelmediği için Hakem maçı tatil ediyor.
bi saat sonra polisler gelmiş, herhalde saat yüzünden karışıklık olmuş. peki bu ülkede polis olmadan futbol oynayamıyor muyuz?! bu kadar mı aciziz?!tribünlerden "emniyet dışarı!!" diye bağırmak yetmiyor demekki!

Yönetici Saçmalatmaca - Serhan Gürkan


“Ankaragücü’nün başında değil Hikmet Karaman, Trapattoni olsa bile 3 puanı alacağız”

06.04.2009

Şadi Çolak




Geçen sene neredeyse onun sayesinde şampiyon olduk. son 3 haftada bizim rakipleri gol manyağı yapmıştı. Sakarya'ya 4 tane. Kartal'a 2 tane atmıştı. Diyarbakırspor ve Şadi sağolsunlar.. Tribünde Diyarbakır diye bağırdık bile geçen sene.

Dün Sakaryaspor - Ç.Rize maçında son dakika golü ile 0-1 yenilmiş Sakarya. Biz ne zaman yenilsek onlarda yeniliyor. Golün Adı Şadi Çolak.. Sakaryanın kabusu olmaya devam ediyor.

Körfez Kilitlendi Dondu Kaldı


Anklaragücü: 4

Kocaelispor: 0



Fanatik aldım bu sabah. bizim maçın ertesi günü alır bi haber ararım. bilirim ufacık bi köşe saçma sapan bi haberle anlatacaklardır maçı ama yinede gider alırım gazete. Bu sabah elime aldım 6. sayfada "Körfez Dondu Kaldı" diye manşet atmışlar. hemen "ne donup kalması? kilitlendi dondu kaldı" dedim içimden. Yılmaz Erdoğan'ın Bana bir şeyhler oluyor oyununu izlediyseniz durumu daha iyi anlarsınız.(izlemediyseniz bi cd bulup izleyin)

Yaklaşık 2 haftadır hastaneye git-gel koşturduğum için maça gidip gitmeyeceğim belli değildi. cuma akşamı gitmeye karar verdim. biletix'e bi baktım biletler tükenmiş. 990 kişilik yer ayrılmış rakip taraftar için. ne yapalım ne yapalım derken gidip tribüne girmeye çalışırız, olmadı ankaragüçlülerle izleriz maçı dedik.

cumartesi ankara'ya gittik kızılay da üni-kostad ankara ekibini bekledik ama bi tek Baturman geldi. kimisinin haberi yokmuş sonradan maç öncesi görüştük. Meclis parkında piiz yaptık. makara kukara derken 23:30 gibi eryaman otobüsüne bindik kızılay dan. Eryaman dediğin ankara değil. öğrenciyken oturdum 2 sene. kızılay'a gidecekleri zaman "ben ankara'ya gidiyorum" diyordu insanlar. 1 gibi eve vardık. İzmit-Kandıra gibi bi mesafe. otobüste kafamız güzel milleti rahatsız ettik ama çoğunluk bizi dinleyip güldü. kızın biri baktım yüzünü kapatıyordu gülerken. sarhoş bi dayı vardı yanımızda uyuyan ve uyurken zikir çeker gibi kafayı öne arkaya sallayan. uyanıp "neredeyiz?" diye sorduktan sonra hemen durdurma düğmesine basıp otobüsten indi. inerkende "taksiyle geri dönücez artık" diyordu.

Sağolsun Baturman başkana 2 kişi geliyoruz dedikten sonra 2 kişi daha eklenince gece mülteci gibi üst üste yattık. ertesi sabah kızılayda bi kahvaltı sonrası stadyuma yapıştık biz 4 bileti olmayan. Kocaelisporlular vardı satadın etrafında saat 11gibi. bilet sorduk onlarda da yokmuş. maratona gireceklermiş. bizim elimizde 3 kale arkası bileti vardı ama orda gecekondu içinde izlemek istemedik. bizde maratona girelim diye bilet almaya gittik. bi baktık numaralı tribün bileti 3lira (evet evet üç türk lirası) apışıp kaldık. haftaya bjk maçında ismetpaşa numaralı tribünü 120 lira olur. siz hesap edin artık..

tribüne 1 saat önceden girdik. maç öncesi suni çimi ıslatıp durdular. hava çok sıcaktı. tribünler maç saatine kadar epey doldu. saatli kale arkasında 990 kişilik Kocaelispor taraftarı yani bizim olmamız gereken yer doluydu. yan taraflarındaki tribünler bomboştu. Ankaragücü İzmit'e geldiğinde ek yer verilmişti bizim yönetim tarafından. biz mal gibi kalmıştık orda. yine bi yönetim acizliği. şeklini koyup ek yer ayırtamadı.. zaten başkanın cezası bitip şeref tribününe gelmesiyle bu maçın kaybedilmesi arasında bi bağlantı olmalı...

maça ankaragücü çok hızlı başladı. isteyen taraf onlardı. daha ilk saniyelerde belli oldu. Hikmet Karaman yine çok iyi gazlamış futbolcuları. kenarda bi dakika durmadı. hep el kol hareketleri, bağırıp çağırmalar futbolcularını uyardı. hata yapanı alkışladı, moralini bozma imajı verdi. zaten ben maça çok bakmadım. o yüzden gidin özetini izleyin (korfez.org forumdan "Ankaragücü-Kocaelispor maç özeti röportajlar" link teşekkürler beyzone_41 )

ayağa kalkmayan pkk olsun diye bağırma dışında pek ayağa kalkmadım. o yüzden göremedim bazı pozisyonları zaten 3-0dan sonra çıktık stadtan. 4 olduğunu otoparka gelen seslerden anladık.

Ankaragücü her topa koştu, önce bastı biz defanstan top çıkaramadık. orta alanda Nsumbu çok iyi top yapıyordu kaç maçtır o bile çok kötüydü dün. orta alandaki Nsumbu ve Levent Kartop'un ayağına ne zaman top gelse hemen arkasında bacak vuran, vücut koyan, omuz atan bi ankaragüçlü vardı. onlar da topları ya kaybettiler ya kötü pas attılar. sağ ve sol beklerimize hemen kanatlardaki adamlar, olmadı forvetler baskı yaptı. topu alır almaz ya ayaklarından çıkardılar, ya kaptırdılar, ya geri döndüler. defansın göbeğindeki Muhammed ve Sadiqov da çok iyi pas yapamadıklarından topun hakimi ankaragücü oldu. ileri atılan toplarda Taner etkili olamadı. Deplasman otobüsüyle dönerken Değirmendere tayfadan bi elemanın yaptığı yorum çok hoşuma gitti. "taner televizyon futbolcusu olma yolunda" hiç mücadele etmez mi adam? sanki ölüm kalım mücadelesine değilde kümede kalmayı garantilemişiz gibi oynuyor. yanında bi omuz görür görmez mücadeleyi bırakıyordu.

Akeem desen bal yapmayan arı. hep aynı. son vuruş yok. orta yapamıyor. önüne atılan toplar ayağına çarpıp gerisinde kalır fakat koşar koşar koşar..

2. yarı biraz kıpırdanmışız ama ben pek göremedim. heralde ankaragücü yoruldu veya 3-0 olunca rolantiye aldı. kaçırdığımız bi kaç gol var akıllara zarar.

Ceza sahası içinde kolu açık bi şekilde ankaragüçlü futbolcunun eline çarptı hakem penaltı vermedi. arkadaş "elll.." diye bağırıyordu hemen aklına geldi ankaragüçlü olduğumuz..


hayatta en kötü şey deplasmanda kendi seyircinle maç izleyememekmiş diyordum ama hem atkını formanı giyememek üstüne 4 yemek daha betermiş..

Ne diyelim bıraktık işi gücü 4 tane koydu ankaragücüüü oooo..
fena sıyırdım. milli takım arası bize yaramadı.

ayrıca dikkatimi çeken bişey var. Erhan hoca geldiğinden beri hep futbolcular maçlardan önce-sonra açıklamalarında "rakibi iyi etüt ettik, zaaflarını biliyoruz, videolarınız izledik" tipinde açıklamalar yapıyorlardı. dün gördümki erhan hoca, hikmet karaman'ın taktiğine hazır değilmiş. bu kadar saldıracak bi takım beklemiyormuş. oyuna müdehale etmeden veya edemeden felç olduk. zaten pek bi müdahale etmedi.

izmitli 2 teknik adamdan tecrübeli olan kazandı. biz kaybettik. Asker öncesi son deplasmanımdı. Cuma son maçımıza çıkıp askerlik arası vericez. haftaya BJK'ya koymak ümidiyle.. esen kalın..

03.04.2009

Hepimizin bildiği


Taner Gülleri Fb, Gs, Bjk den birinde oynuyor olsaydı milli takıma seçilir miydi? diye sormuştuk anket yapmıştık kendi çapımızda. sonuç hepimizin bildiği gibiydi..

hayır 3 (4%)

evet 45 (68%)

dabi dabi 8 (12%)

senin o dabiini dabiini yerim 10 (15%

toplam oy: 66


herkese tenk yu..

02.04.2009

gol sonrası

dün akşam türkiye - ispanya maçında ilk golü milli takım attıktan sonra. kamera hemen fatih terim'i gösterdi. seviniyor normal olarak. arkasına döndüğünde Oğuz ve Metin vardı, yardımcıları. terim onlara bakarken seviniyorlar. terim önüne döndüğünde metin ve oğuz hemen "aman yavaş, oyunu yavaşlatın" veya "bu kadar sevinmeyin, içimizde patlar" hareketi yapıyordu. o hareketler fatih terim ve milli takım adına herşeyi anlatıyordu işte. niye bi gol atıp umutlanıyorduk? bu kadar egoist, kibirli bi hocamız niye var? o kareyi hatırlayıp "budur!" diyorum..

teşekkürler ispanya. yenseydik yine fatih çıkıp artist artist konuşacaktı. hadi oğuz çetin neyse ama metin beni hayal kırıklığına uğrattı.

iki çift laf maç yayınlama özürlüsü atv'ye söylenmeli. penaltı atılırken biz niye yakın çekimde kaleci Volkan'ı izliyoruz? bu kadar mı futboldan anlamayan adamlar çalışıyor bu kanalda? penaltı kullanılırken kullanan adam görüntü içinde olur. devlet televizyonuna döndünüz diye bütün kadronuzu şakolarla mı doldurdunuz nedir lan olayınız! madem beceremiyorsunuz almayın bi daha para maç yayın hakkını. oyuncu değişikliği oluyor biz tribünleri filan izliyoruz. hakem emre'ye sarı kart gösterdi diyor spiker ama kimse görmüyor. bikaç dakika sonra emre bi sarıkart görüyor. hepimiz "atıldı" diye heyecanlanıyoruz. ama spiker "ilk sarı kartıymış" diyor. daha ne anlatıyorsun?!

01.04.2009

Selim Sesler



bu ülkede bu link yasak

26.03.2009

KORAKOR - Erdoğan ÇALIN

Süper Lig'in " Beyaz Atlısı ", elbette ki Kocaelispor.
Korakor mücadelelerinin külhanbeyi, yeşil sahaların beyefendisi.
Nasıl da keyif veriyor izleyenlerine.

İster adını direniş koyun, isterseniz var olma savaşı,
hepsi de yakışıyor, saygıyla karşılanıyor.
Başarıdan, ahlaki duruştan bahsetmek isteyen her yorumcunun,
bugünlerde örnek gösterebileceği ilk isim, tartışmasız Kocaelispor oluyor.

İthal yıldızların geri plana itildiği,
bonservisleri milyon dolar olanların es geçildiği,
Milli Takım'ın, şanlı şöhretli isimlerinin dahi hatırlanmadığı spor programlarının baş köşesine,
sevgili Erhan Hoca'mızın ve oyuncularımızın konuk olması,
Kocaeli'mizin onurudur.

İzmit sokaklarında gezinen,
uzaklarda yaşayan taraftarlarımızın artık başı dimdik.
"Onurluyum, gururluyum sadece Kocaelispor'luyum"
diyebilmenin mutluluğunu yaşıyorlar.

Tüm bu olumlu gelişmelerin hakkını,
hocamıza, oyuncularımıza, yönetim kurulumuza teslim ederken,
onları bu yolda yalnız bırakanlara da bir fatura kesmek gerekiyor.

İzmit'te, bir tek gün yok ki, üst geçitleri reklam afişleriyle çirkinleştirilmesin,
minibüs durakları allı-morlu ilanlarla talan edilmesin.
Ertesi gün gelsin yenileri, heba edilsin halkın kaynakları.

Reklam ajanslarına devasa ödenek yaratılırken,
Kocaelispor'da on santimlik reklam için kapı kapı dolaşıp, eli boş dönsün.

Türkiye'nin en büyük GSM operatörü Turkcell,
boş bulduğu her deliği selocanlarıyla doldururken,
adını verdiği Süper Lig'de,
Kocaelispor'un göğüs reklamsız müsabakaya çıkmasını,
Genel Müdürü Sayın Süreyya Ciliv,
neden dikkate almıyor, anlamak mümkün değil.

N City'de faaliyet gösteren bir süper market,
Konyaspor'u reklamlarıyla ihya ederken,
Derince şubesiyle mağazalarını ikilemesine rağmen,
Kocaelispor'u da reklam portföyüne katmak, neden akıllarına gelmiyor ?

Daha listeye girecek dünya kadar firma var.
Gazete sayfalarını, Tv kanallarını, reklam raketlerini,
binlerce dolar vererek parselleyip,
sonra da yüz binlerce doları Kocaeli'linin cebinden kazanan bu kuruluşları harekete geçirmek için,
bir yerlerden düğmeye basılmasının zamanı geldi.
O birileri yetkililer mi olacak,
yoksa, harcamayan, tüketmeyen, kullanmayan bilinçli Kocaelispor taraftarı mı olacak ?
İşte bunu zamanla herkes görecek, bir korakor mücadele de piyasalarda esecek !


Erdoğan ÇALIN

25.03.2009

Lider

Gölcükspor

Gölcükspor lider. bu sevinç Yıldırım Bosnaspor'u 3-1 mağlup etiği maçta çekilmiş. Yer Gölcük İhsaniye Stadı. Zemin etüdü yapacak konumda değilim yerel gazeteler epey yazmış, tarla gibi gözüken zeminden bahsetmiş. Şu çamur deryasında bile ne kadar sevinebiliyoruz. mükemmel bi foto. Omo; 'kirlenmek güzeldir' diyor, futbol oyayarak kirlenmek bambaşka güzel..

23.03.2009

Kaç Lincoln Kaç

zamanında aynı mevzu olmuştu..

Kaç Lincoln Kaç

Anket


Fatih Terim'i zerre sevmem. halı sahada beni izleyip "gel milli takımda oyna" dese o varken gitmem. o var diye izleyesim bile gelmiyor milli maçları. o kadar seviyorum(!). Anketimiz tam telegol tadında. oylarınızı bekliyoruz. taner gülleri yazıp 4141 e gönderin filan demiyorum.

son olarak kalp gözü yorumu;

taner mahalle kahvehanesine takılan sessiz sakin efendi bi gençti. mahallenin kabadayısı fatih'in onu zerre sevmediğini nerden bilirdi.

22.03.2009

Durmak yok yola devam




Kocaelispor 3 - Ankaraspor 1

20.03.2009

Bülent Baturman

Bülent Baturman Milli Takımlar Bölge Sorumlusu görevine getirildi.

Doğrusunu yazıyoruz. biri düzeltsin.. burada Bülent Batırman yazıyor. iyi adını düzgün yazmışlar..


Photobucket

ekmek bulamıyorsak iddaa oynayalım belki köfte yeriz

iddaa

buraya yazdığım hiçbir kupon tutmadı. bunu belirterek yazıyorum.. herkese gani gani para çıksın, deplasman yapalım, adalıda köfte yiyelim, piiz yapalım.. buraya yazmadım ama sayısalı tam kolon oynayıp tam kolonda 1 tane bile sayı tutturamadım. inş. takımların kaderleriyle oynamam.

146 Büyükşehir Bld Konyaspor 2 - 2.90

148 Kayserispor Ankaragücü 0 - 2.90

149 Kocaelispor Ankaraspor 1 - 2.00



toplam= 16.8

Hamburger - Sosisli ne istersen..

dün öyle bi oyun oynayan Hamburg nasıl olur da çeyrek finale çıkar? Galatasaray top oynadı mı? hayır. bu futbolları görüp Uefa finalinden bahsedenleri duyunca; neden biz ligin dibindeyiz? diye kafayı yemeden duramıyorum..

son olarak maçı izlemeye gittiğimiz tayfadan birinin "lan bunların asıl adı hamburgermiş" demesi, sanki bi buluş yapmışcasına heyecanı beni benden aldı..

16.03.2009

çıldırt bizi delirt bizi Körfezim!

video

14.03.2009

Burası Basra Değil İzmit Körfezi

Maça gidemedim, Galatasaray ve Fenerbahçe. iki yakın deplasmanıda kaçırmış oldum. maçı izlerken gelen "burası basra değil izmit körfeziii" tezahüratını duydukça kahroldum..


Maçın başında Roberto Carlos yıktı bizi. ligin ilk yarısındaki o ruhsuz takım olsa üst üste goller yeriz diye düşünürdük. ama öyle olmadı. golden sonra izlediğim arkadaşlarla hepimiz umutluyduk. galatasaray maçı gibi olur inşallah dedik. hani ilk golü yemiş sonra coşmuştuk.

ilk 10 dakikadan sonra biz oynadık. fener Semih'e top atıp onun tuttuğu toplarla veya Kazım'ın kendini yere bırakmasıyla kazanabilecekleri bi serbest vuruşla pozisyon buluruz diye oynuyordu.

orta sahamızın bu kadar iyi olabileceğini düşünmüyordum. sağolsun Alex yürümedi bile. Nsumbu ve Levent orta sahayı çok iyi kapadılar. Nsumbu rakibi rencide edici hareketler yaptı. topları iyi kullandı. Hacı Murat beni çok şaşırttı ve acaip koştu. çok iyi oynadı. Taner, edu ve lugano dan sopa yemiş gibi çok etkisiz kaldı. Önüne bi türlü top atıp kaçıramadık. Akeem yine bol bol koştu. resmen bal yapmayan arı. topu önüne at koşsun dursun. adam geçsin ama orta yapmaya veya şut çekmeye gelince henüz bi numarasını göremedik. Alex ve Semih arasında top alış verişini çok iyi kestik.

Maçın saç baş yolduran, bizi maç boyunca günaha sokan adamı Adem Çalık oldu. bi tane isabetli orta yapamadı gole kadar. attığı paslar gitmedi, aldığı topları ayağından açtı olmadı rakibe attı. şut çektiğini düşündüğümüz pozisyonlarda topu stadın dışına doğru vurdu. resmen canlı bomba. golün ortasını yaparak bize herşeyi unutturdu bi an için..

tek kale oynadık bi ara ama yok. gol atamıyoruz. deliricez. üstüne hakem acaip düdükler çalmaya başladı. Adem topu yere vurur vurmaz sarı kartı gördü ama Lugano hakeme her türlü gideri yaptı bişey görmedi!

Erhan hoca yine ross'u çıkardı hamza yı aldı. Hacı Murat çok koşup çok yorulmuştu keşke Serdar olsa diyorduk tam onun dakikaları başlıyor ama gol atamıyorduk. Julio Cesar girdi oyuna. Bu dakikaya kadar Aragones bi sürü değişiklik yapmış bi numarasını görememiştik. Belsa da Sultan da bizle maçı izleyen tribün havasındaki kitle Guiza oyuna girerken alkışladı..

Sadıkov ölümüne oynayan harika bi adam. Muhammed bildiğimiz ilk müdahale adamı. ilk müdahaleyi yaptı yaptı sonrası faul. bu maç semih'e nefes aldırmadılar. Guiza girdi o zaten bizden sağolsun..

ilk yarıda son dakikada attığı gol sonrası tribünlere sus diyordu semih! Hodri Meydan susmayacağını gösterdi! takım 1-0 geride dakikalar 70-80 hiç fark etmiyor. tv den izlerken çok net duyuluyordu sesleri.

üni kostad ankara olarak Baturman ve Serkan trenle gelmişler izmite burdan tayfayla maça gitmişler. onlara ayrı bi helal olun. öğrenciler üç beş kuruş kenara koyup deplasmana gitmek için para biriktiriyor, iddaa oynayıp çıkacak parayla deplasman hayalleri kuruyorlar..

Akşam herkes bu takım nasıl bu durumda diyordu hafta sonuda spor programlarında sıkça duyabiliriz, tabi fenerbahçeyi bırakıp biraz bizi konuşurlarsa. İlk yarıdaki yönetim saçmalıklarını ikinci yarı pek yapmadık ve Engin İpekoğlu faktörü yok diyebiliriz.

Kuzenim Filiz aradı maç sonrası. kendisi bi kızdan beklenmeyecek şekilde iyi futbol seyircisi ve futbolcu. zamanında fani madida lakabıyla oynardı(maalesef beşiktaşlı). "haftaya beni maça götür, kocaeli nasıl oynuyor öyle. premier ligdeki takımlar gibi pas yapıyor" dedi.

Maç sonrası Cumhuriyet parkında dolmuş bekliyorum bi grup "burası basra değil izmit körfeziiiii" diye bağıra bağıra geldi. oturdular parkta biri darbuka çalmaya diğerleri oynamaya başladı. gidip katılmak istedim neyse deyip bindim dolmuşa. yaşlanıyoruz galiba..

ekleme: GFB ye teşekkürler. deplasmana giden kardeşlerimize her türlü kolaylığı göstermişler. bravo. tribüncülük adına bunlar güzel şeyler.

13.03.2009

Cesar'ın hakkı Cesar'a

beklenen gol sonunda geldi
dk 87. Julio Cesar

başlık Ertem Şener den. kaleci Julio Cesar bi kurtarış yaptığında demişti. hemen arak..

12.03.2009

Ege Görgün: İçimizdeki düşman....

Photobucket
Ayın başlarıydı futbol hastası Sırp arkadaşım Dejan’dan bir mail aldım...

Birkaç gün önce kendi ülkelerinin “El Clasico”su sayılan Partizan-Kızılyıldız maçının 1-1 bittiğini, Kızılyıldız’ın golünü ise Djorde Tutoriç’in attığını söylüyordu. Hani Kocaelispor’un sezon başında transfer ettiği, sonra para mara ödenmesini bırakın, Başkan ellerindeki parayı da alır korkusuyla arkalarına bile bakmadan kaçan Sırplardan, stoper olanı Tutoriç. Yeniden eski takımına dönmüştü.

Gelen üç Sırp içinde en işe yarar topçu oydu zaten. Türkiye’den alacaklı ayrıldılar ama Beşiktaş-Del Bosque olayı bize yabancıların eninde sonunda paralarını aldığını öğretti. Ama bu parayı elbette bu işin sorumlusu olanlar değil, Kocaelispor ödeyecek.

Bu üç yabancının dışında epey futbolcu kaçtı Kocaelispor’dan. Kemal, Serhat, Bülent Bölükbaşı, Musa Büyük, Volkan Bekiroğlu, Özgür Bayer, Bayram Toysal, Ahmet Dursun ve şu an aklıma gelmeyen başkaları... 8O kadar çok ki, nasıl hatırlayayım!) Peki gitme gerekçeleri ne bu futbolcuların? Paralarını alamamaları...

Basit bir soru takılıyor aklıma. Kocaelispor’un 50 trilyon borcu olduğu söyleniyor. Bu para futbolculara verilmemiş. E, o zaman nereye gitti bu paralar?

Bakın, futbolcular gibi Kocaelispor’dan “Yandım Anam!” diye kaçan Yılmaz Vural ne diyor ayrıldıktan sonra.

“Eğer bir kulübün, mesela Kocaelispor gibi 60 milyon YTL borcu olabiliyorsa, siz Anadolu'daki kulüplerin mali durumunu bir düşünün. Kulüp başkanlığı gelen parayı, kendi işi için kullanmak gibi bir tuhaflığın içine girmiş."

Yılmaz Vural kimi kastediyor acaba?
Kocaelispor ikinci yarıya baştan aşağı yenilenmiş bir kadroyla başladı. Eskişehir maçında sahaya çıkan kadroya bakıyorum. Birlikte maç seyrettiğim eski yöneticilerden Teoman Gencal diyor ki, “Taner’i çıkar, sahadaki takımın değeri taş çatlasa iki trilyon!”

İki trilyon. Biz bunun yarısından fazlasını sezon başında tek futbolcu için harcayacağımızı taahhüt ediyorduk. Kaçan futbolculara bakarsanız harcamadık, kulübün borcuna bakarsanız harcadık.

Allah için, sahadaki iki trilyonluk takım o bilmem kaç trilyonluk takımdan daha yürekli oynuyor sahada. Sempati duyuyorum hemen çocuklara. İlk aklıma gelen şu oluyor: Paralarını peşin almışlardır umarım, sonlarının selefleri gibi olmasını istemem.

Taner saç baş yolduruyor kaçırdığı gollerle. Olsun, diyorum diğerleri gibi takımı bırakıp kaçmadı ya.

Teoman Gencal, “Taner’in hiç alacağı yok. Parasının tamamını aldı,” diyor. Taner’in gitmek için bir sebebi olmadığını anlıyorum.

Çevrem eski yönetimlerde görev almış yöneticilerle dolu. Neden ayrıldıklarını bir türlü söylemiyorlar. Ama sessizlikleri yeterince şey anlatıyor. Kaçan futbolcular, Yılmaz Vural’ın sözleri, kulübün borcu da öyle...

Yazılarımda Anadolu takımlarının makus talihini üç büyük takımın hakemler, medya, federasyon ve toplum üstünde kurduğu egemenliğine yordum hep. Bizi içeriden vuranları es geçtiğimi şimdi fark ediyorum. Asıl düşmanın içimizde olduğunu... Ve en kalıcı zararı dışımızdaki düşmanların değil içimizdekilerin verdiğini...

Eskişehir maçını kazandık. Kurtuluş Savaşı gibi bir maçtı bizim için. Ama vatanı kurtardığımız savaşla ciddi bir fark var arada. Biz yalnızca umudumuzu bir hafta sonraya taşıdık, bundan sonra oynayacağımız her maç Kurtuluş Savaşı bizim için.

Bana kalsa Kocaelispor düşmeyi çoktan hak etti. İkinci yarıya yepyeni bir takımla başlayıp ligde kalmak hangi ligin realitesine sığar. Ama yine Teoman Gencal uyarıyor beni. İyi bir Kocaelisporlu, iyi bir yönetici ve şehrin sevilen, güvenilen simalarından biri... 100 trilyonum olsa düşünmeden ona verir, “Başkan ol, kurtar şu Körfez’i derim.”

“Kocaelispor düşerse,” diyor, “bu borcu ödeyemez. Göztepe’nin, Zonguldakspor’un durumuna düşeriz, Şimdi en azından biraz biraz borç ödeniyor.” Dedim ya hamurunda yöneticilik var, benim görmediğim açılandan bakabiliyor olaya.

“Yeni bir yönetim oluşma ihtimali yok mu?” diye soruyorum.

“Takım düşerse, kimse o borcun altına giremez. Düşmezse de, bu yönetim yerinden kımıldamaz zaten,” diyor.

Doğru ya. Akan musluğun başında ayrılma ister mi insan? Hele bir de doymak bilmez bir susuzluğu varsa...

buradan copy paste

11.03.2009

Bunu yapan insan olamaz



Ne zaman şamiyonlar ligi maçı olsa moralim bozuluyor. nasıl böyle top oynanır abicim. liverpool resmen ağzına zıçtı madrid'in. top oynatmadılar. "adamın motoru olsa motor yanar" dedi babam. hakkaten öyle. "böyle takımlar var sen git Kocaeli peşinden koş" dedi, zamanında kendi koşmamış gibi..

ama onlar insan değil!

10.03.2009

Tribun Video

Tribün videolarınızı paylaşabileceğiniz güzel bi site. Kocaelisporlu, zamanın son samurayı Akman kardeşimiz yapmış. Şuan test yayınında bazı hataları var ancak hala üzerinde çalışıyorlar.

Youtube gibi yasaklanmaz umarım.

tribunvideo

09.03.2009

Kocaelispor 1 Eskişehirspor 0


Pazar günü olmasına rağmen erken kalktık çünkü bu maç çok kalabalık olacaktı. Mahalleden 7 kişi kale arkaya girelim dediler onlara uyduk gittik. maça 2 saat olmasına rağmen hemen bilet alıp içeri girdik. tribünler boştu henüz. kale arkada çekirdekçi tayfa uyanıklık yapıp erken gelmiş her zaman kale arkanın köşelerinde olan adamlar oradaydılar yine.

yavaş yavaş tribünler doldu. maratonun ortasına bakınca her maç nasıl bi koltukta 3 kişi durduğumuzu anladım. uzaktan bakınca daha iyi anlaşılıyor. ortaya yığılan bi kitle var maratonda. gerçi maçın başlamasına yaklaştıkça maratonda ne merdiven boşluğu ne koridor bi boşluk gözükmüyordu. kapıların ağızlarında bile bi sürü insan vardı. kale arkada dolumuştu. maç başlamadan tepeye çıkıp dışarının kalabalığına bakmak istedim. ağzım açık kaldı. kale arkasındaki kadar daha adam vardı dışarıda. ip gibi dizilmişler. bu adamlar giremez diyordum zaten maç başladı kapılar kapandı. elinde bileti, kombinesi olan adamlar bile dışarıda kalmışlar. maçın ilk dakikasından, demir kapının kırılmasına kadar kapıya vurdular kapının o gıcık sesi geliyordu. "iyi ki erken gelmişiz dışarıda olsam kafayı yerdim" diye düşündüm.


maça çok iyi başladık. ilk yarı öyle bir Kocaelispor vardı ki. ağzım açık, yanımdakini dürterek izledim. "lan napıyoruz biz" dedim yanımdakilere. o kadar güzel paslaşıp o kadar güzel sahasına hapsettik eskişehiri. Taner acaip pozisyonlar kaçırdı. saç baş yoldurttu bize. Soldan Akeem'in içeriye attığı pozisyonda bomboş Adem beni yanıltmayarak topu dışarı attı. tek kale oynayıp gol atamıyorduk. Nsumbu mükemmel bi herif. Topu çok güzel saklıyor, sağa sola dağıtıyor. hemen şişireyim diye oynamıyor adam. ilk yarı bittiğinde herkesin yüzü gülüyordu ama keşke atsaydık diyordu. böyle oynarsak gol atacağımızı biliyorduk. sanki geçen hafta bursa daki takım bu değildi! bursa ya karşı böyle oynasak bi 5 gol onlara atabilirdik. bu takımı böyle oynarken görünce ilk yarıda kaybettiğimiz puanlara daha bi yanıyorum..


ikinci yarı eskişehir daha çok pas yaparak başladı. orta sahada kalabalıklaştılar. ileriye fazla adamla çıkmaya başladılar. bunu beklemeyen defansımız bi iki pozisyon afalladı. Hele Batuhan'ın bi pozisyonu varki evlere şenlik. orta sahadan atılan bi pas batuhan kaleciyle karşıkarşıya kalıyor. Kılıç müdahale ediyor top direkten dönüyor. yüreğimiz ağzımıza geliyor ve aklımıza ilk yarıda Muhammed Özdin'in çataldan dönen kafa vuruşu geliyor.

Ardından yine saldırmaya çalışıyoruz ama ilk yarıdaki pozisyonları bulamıyoruz. ikinci yarı ortalarında iyiden şişirmeye başlıyoruz. oturduğum yerde "lan kanser olursam sebebi sizsiniz" diye bağırıyorum.. yanımda oturan arkadaşa 65. dakikada merak etme şimdi değil 80de atıcaz 1-0 alıcaz maçı rahat ol dedim ve ondan sonra pek fırlamadım ayağa. taa ki Taner'in o yumuşak kafa vuruşu gol atmasına kadar. 2-3 dakika erken söylemiştim ama atmıştık işte.. Taner o kadar pozisyon kaçırsada bu sezon sanırım ilk kafa golünü atmış oluyordu.

Gol yiyene kadar zaman geçirmeye çalışan eskişehirli futbolcular keşke biraz daha onurlu olsalardı maç içinde. Aynı sebepten Serdar Kulbilge den nefret ediyorum. o herif yapıyor ama Gs maçında sakatlandığından beri kaleyi Kılıç koruyor ve çokta iyi.

geçen sene Emre Güneş'in malatya maçı öncesi "bu maç garanti rahat olun, bizim yöneticiler bağlamış maçı" tüyosuna rağmen 4-0 yenildiğimiz malatya maçından sonra yenmiştik Eskişehir'i ve o maçtan sonra tekrar dirilmiştik.

inşallah şimdi yine öyle olur ve küme düşmeyiz. ayrıca Serdar Topraktepe ikinci yarı oyuna girdi ve sağlam 2 depar attı. biz ağzımız açık kaldık. büyüksün Serdar! sadece yaşça değil anladın sen onu..

geçen sene koltuk kırıp sahaya fırlatan avellere sesleniyorum;

maç öncesi adalıda köfte 3 tl
hyundai kale arkası tribün bileti 10 tl
es es'e her sene koymak ise paha biçilemez!